Ömer Faruk

Ömer Faruk
@ofaslan
Muhalif
Risale-i Nur'u gaye-i hayat edinen bir Nur Talebesi, yüz adam kuvvetinde olduğu ve yüz nâsih kadar iman ve İslâmiyet'e hizmet ettiği, ehl-i hakikatçe müsellem ve musaddaktır. Nur talebeleri; dinsizliğin şaşaalı taarruzlarına, tantanalı yaygaralarına, zulümlerine, hapislerine; üstadları gibi kıymet vermeden, korkmadan, lüzumunda canlarını, mallarını, evlad ü iyallerini dahi çekinmeden Risale-i Nur'la iman ve İslâmiyet'e hizmet uğrunda feda etmişlerdir. Nur talebeleri, tek bir şeyi gaye edinmiştir: "İmanlarını kurtarmak niyetiyle Risale-i Nur'u okumak ve rıza-yı İlahî için iman ve İslâmiyet'e Risale-i Nur'la hizmet etmek." Bu gayelerinde muvaffak olmak için her şeylerini bu hizmete hizmetkâr yapmışlardır.
Din
Reklam
Âyâ bu insan zanneder mi ki başı boş kalacak? Hâşâ! Belki insan, ebede mebustur ve saadet-i ebediyeye ve şakavet-i daimeye namzettir. Küçük büyük, az çok her amelinden muhasebe görecek. Ya taltif veya tokat yiyecek. İşte hafîziyetin cilve-i kübrasına ve mezkûr âyetin hakikatine şahitler hadd ü hesaba gelmez. Bu meseledeki gösterdiğimiz şahit; denizden bir katre, dağdan bir zerredir.
Din
İş hayatında önemli olan sevilmek değil, saygı duyulmaktır.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Eğitim

Ömer Faruk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.·
29 günde okudu
·
2018 9. kitabı
Serdar Karasulu
9.5/10 · 7 okunma
Şeriattaki rahmet, sema-i Kur'an'dandır. Medeniyet-i Kur'an esasları müsbettir. Beş müsbet esas üzere döner çark-ı saadet. Nokta-i istinadı, kuvvete bedel haktır. Hakkın daim şe'nidir adalet ve tevazün. Bundan çıkar selâmet, zâil olur şakavet. Hedefinde menfaat yerine fazilettir. Faziletin şe'nidir muhabbet ve tecazüb. Bundan çıkar saadet, zâil olur adâvet. Hayattaki düsturu, cidal kıtal yerine, düstur-u teavündür. O düsturun şe'nidir ittihat ve tesanüd, hayatlanır cemaat. Suret-i hizmetinde, heva heves yerine hüda-yı hidayettir. O hüdanın şe'nidir insana lâyık tarzda terakki ve refahet. Ruha lâzım surette tenevvür ve tekâmül. Kitlelerin içinde cihetü'l-vahdeti de tard eder unsuriyet hem de menfî milliyet. Hem onların yerine rabıta-i dinîdir, nisbet-i vatanîdir, alâka-i sınıfîdir, uhuvvet-i imanî. Şu rabıtanın şe'nidir; samimi bir uhuvvet, umûmî bir selâmet. Haric etse tecavüz, o da eder tedafü. İşte şimdi anladın; sırrı nedir ki küsmüş, almadı medeniyet.
Din