Beyhan kırgın

Beyhan kırgın
Cahit Zarifoğlu... Her yüreğin lisânı farklıdır... ________________________________________ Sabahattin Ali Fyodor Dostoyevski
Aşçılık
HRÜ
Şanlıurfa/Halfeti
15 Ağustos
695 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Spoiler içerir
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2023 19:44
Emre Turan Hocamızın kaleme aldığı Buzdolabı Vatandaşları edlı eseri incelemeye alalım bakalım. Evet, bir kitap düşünün. Domatesler, elmalar, zencefiller ve pırasalar konuşuyor. Kitabı beğenmemdeki gerekçe tam da bu. Bu insanlara şaka gibi gelebilir ama her zaman Meyvelerin, sebzelerin yahut da diğer bütün eşyaların bir dili olduğuna inandığım ve tabii edebî yönüm de ağır bastığından onlarla haspihal ederim çünkü ufacık bir tohum taneciğinden kocaman bir patlıcan meydana geliyor bu yüzden kendilerine saygı duyarım onlar da saygı duyduğumu anlayınca lezzetlerine lezzet katarlar. Neden bi' yemeği aynı anda 2-3 kişi yaptığında hepsinin birbirinden farklı lezzetlerde olduğunu hiç düşündünüz mü? Ben söyleyeyim çünkü biri diğerlerinden farklı bakar Buzdolabı vatandaşına. Ben onları kullanacağım zaman, sayın Domates, bugün seni nasıl pişireyim diye bi' sorarım gerekli onayı aldıktan sonra bi' güzel pişirir servis eder ve mideye indiririm. Tabii bu buzdolabı vatandaşlarını asla ihmal etmemek, zamanında tüketmek lazım gelir. Aksi takdirde su gibi akar şimşek gibi çakarlar ne olduğunu anlayamadan ahiretlik oluverirsiniz. Peki, bu nasıl olacak? diye soracaklara cevabım şu, zamanında tüketilmemiş bir buzdolabı vatandaşı sizi sinsice zehirleyiverir bu yüzden onlarla iyi geçinin. Not: bi' sebzenin nasıl dili olmaz ki? Kim bilir o ufacık tohumu kim ekti, kim suladı, kim hasadını yaptı ve kim evine misafir etti? Kesinlikle sebzelerin ve diğer tüm eşyaların bi' dili vardır ve marifet o dili konuşturabilendedir. Saygılar, sevgiler...
Buzdolabı VatandaşlarıEmre Turan · Fihrist Kitap · 2023265 okunma
Reklam
Spoiler içerir!!!
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 17:00
Ah be Martin Eden... Sen naptın bana böyle? Zaman zaman kitabın içine girip sana destek olmak, sana başaracağını fısıldamak istedim. Ama aslında senin kimsenin desteğine ve inancına ihtiyacın yokmuş. Çünkü sen zaten kimse sana inanmadığı, güvenmediği zaman başarmışsın bile. Ben bile, yeter artık Martin! Vazgeç yazmaktan yoksa açlıktan öleceksin, dedim zaman zaman. Ama sonra hayır, Martin pes etme, dedim Kendi kendime. Evet, Martin'in hiç birimizin desteğine ihtiyacı yok. O zaten çok azimli ve tuttuğunu Koparan biri. Şunu da söylemek istiyorum ki, Martin kendisiyle röportaj yapmak için gelen genç muhabire yaptığı muamele beni çok sinirlendirdi. Bunu kim yaparsa yapsın ama Martin yapmamalıydı çünkü zaten Martin insanlardan almaması gerekenden çok darbe almıştı. O halde neden bunu bir başkasına yaptı. Her neyse belki de Martin insanların o gösterdiği muameleden ötürü öfkesini bu şekilde o muhabir üzerinden dışa vurdu. Martin'in başarıya ulaştıktan sonra söylenen şu sözler beni çok sarstı. "Kimsenin yemeğe davet etmediği açlık günleri geldi aklına. Asıl yemeğe o zaman ihtiyacı vardı, asıl o zaman midesine bir şey gitmediği için zafiyet geçirmiş, halsiz kalmış ve düpedüz açlık nedeniyle kilo kaybetmişti. Yaşadığı açmaz buydu. Asıl yemeğe ihtiyacı varsa kimse onu davet etmemişti ama şimdi binlerce yemek satın alabilecek durumdayken ve tersine iştahı giderek azalırken sağdan soldan peş peşe yemek davetleri yağıyordu.. Neden? Ona kalırsa en ufak bir hakkaniyet yoktu bu işte. Martin değişmemişti. Eskisine göre hiç de daha marifetli değildi. Elinden çıkmış olan bütün iş daha önce yazılmış. olan eserlerden ibaretti." Zaten hep böyle olmamış mıdır? İnsanlara en ihtiyacın olduğu zamanda yanında değil karşında dururlar ama sonra sanki hiçbir şey olmamış, onlar bu kadar vurdumduymaz
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Spoiler içerir
10/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 11:40
İmkânsız aşk... Vadideki zambak, ağır bir dille yazılmış ve yoğun olarak betimlemenin ağır bastığı romatizmi konu alan harika bir kitap... "Ne yazık! Bir erkeğin yüreğinin asla ulaşamayacağı en derin aşk böyle sonlanmıştı..." Evet, Felix ve Henriette'nin çok yoğun duygularla sona eren aşkı... "Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm" demiştir Erdem Beyazıt. Ölüm her an yanı başımızda. Henriette ve Felix'i de işte bu ölüm ayırmıştır. Felix ve Henriette aileleri tarafından hem maddi hem manevi açıdan birçok şeyden yoksun bırakılmıştır. Ama en önemlisi de belki maneviyattır çünkü bir insan sevgisiz büyüdü mü işte Felix gibi sevgiyi dışarıda hiç olmadık birinde bulur. ( Hiç olmadık derken henriette'nin evli olmasını kastediyorum. Yoksa Felix ve Henriette kadar doğru bir aşk daha çok nadir bulunur. ) ilk sayfalarını okurken aklıma Amerikalı seri katil Eliot Rodger geldi. Rodger, ailesi ve çevresi tarafından hiç sevilmemiştir işte bu sevgisizlik Eliot'un 6 kişiyi öldürmesiyle sonuçlanmıştır. Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka Eliot Rodger? Benim demek istediğim her şeyin temelinde sevgisizlik yatıyor. Evet, Felix aslında Henriette'ye âşık olarak bir nevi onun ölümüne sebep oldu. Peki, bu da bir nevi katillik değil midir sevgili dostlar? Kitap bana Orhan Pamuk'un kırmızı saçlı kadın kitabını da hatırlattı çünkü orada da genç bir adam, evli bir kadına âşık oluyordu. Sonu hep ölüm hep keder... Henriette öldükten sonra Felix mahiyeti büyük bir boşluğa düşer çünkü o çok sevdiği henriette'sine aslında kavuşamadan kaybetmiştir. Henriette öldükten sonra Felix, Bugün yaşamamın ıssızlığını hissediyorum. Çok gençtim, yirmi dokuz yaşındaydım, ama ruhum şimdiden solmuştu. Bu manzaranın ilk güzelliğinden mahrum kalmam ve hayattan tiksinmem için yedi yıl yeterli olmuştu, diyor. İşte bir aşk
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553,1bin okunma
Zarif adam...
Puan vermedi·52 syf.··
2023 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 23:14
Yalnız şair Cahit Zarifoğlu, öyle bir hâle gelmiştir ki kendi içinde bir şiir dili kurmuştur, der Erdem Beyazıt. Zarifoğlu, gerçekten anlaşılması zor bir şair. Onu anlamak pek de kolay değildir. Belki de bu yüzden hep Wagner dinledi durdu, anlaşılmadığı için hep anlaşılmayanları anlamaya çalıştı. Eğer Wagner bugün hâlâ yaşıyor olsaydı eminim çok da dinleyicisi olmazdı ama Zarifoğlu onu o zamanlar anladı sanki o da anlaşılmak ister gibiydi... Cahit Zarifoğlu, gerçekten okunması ve anlaşılması gereken bir şairimiz, anılar defterinde buz dağının arkasına gizlenen unutulmuş bir kuru Gül'den olmasın, o hep buz dağının görünen ve bilinen yüzü olmalı... Bizler Cahit Zarifoğlu okuyalım ki bir şeylerin farkına varalım, özümüzü bulalım, şiir okunmaya değer kızlar ve şiir okumaya layık erkekler olabilelim... "Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız. Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları Konuşurlar İsterler Susarlar..."
Masa Dergisi - Sayı 45 (Kasım 2020)Masa Dergisi · Masa Dergisi Yayınları · 2020276 okunma
Tevsiye etmem!!!
1/10
·127 syf.··
2023 27. kitabı
Ben bu güne kadar hiçbir kitaba bu kadar sinir olmadım. Bu kitap uğruna kesilen ağaçlara saygım olmasa inanın fırlatır atardım bu kitabı. Kitap gerçekten çok kötü. Kitabı neden araştırmadan aldığımı soracaksınız. Ben kitabı fuardan almıştım hemde imzalı bi' şekilde ama kitapta bir sürü baskı hatası vardı. Örneğin sayfa 28'dan direkt 42'ye geçiş oluyordu. Gerçekten kıtapların pahalı olduğu bu dönemde, bu kitaba verdiğim paraya acıyorum. İlk kez bu kadar sert kitap eleştirisinde bulunuyorum ve duruma üzülüyorum hiç mi kimse uyarmadı bu yazarı? Bu yazar hiç mi bir şeylerin farkında değil? Berbat bi' kitap. Verdiğim paraya mi yoksa kitabı okurken ki harcadığım zamana mı yanayım bilemedim. :((
Yaşamda Yer Aç KendineLeyla Şahin · Kırmızı Leylek Yayınları · 01 okunma
Reklam