Titans/Young Justice: Graduation Day #1
Donna Troy. Wonder Girl. Troia. Child of humanity and Goddess. Offspring of the mortal realm and the beings of infinity. You are without trajectory. Without battle. Without foes. You are without a destiny. Come to us, Godling. Take your place in the war. We have need of you.
Haftanın başlangıcı Offspring ile daha da güzel! "The Kids Aren’t Alright" ama biz bir adım öndeyiz! 🚀🎸 #Pazartesi #YeniHaftaYeniBaşlangıç open.spotify.com/intl-tr/track/4...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Marx ve sömürgecilik
Marx'ın kullandığı terminolojinin üzerindeki boyayı kazıyacak olursak, karşımıza çıkacak olan ontolojik astar, Marx'ın kimi düşüncelerinin, kolonyalist akılla ortaklaşan yönlerini gösterir. Bu konudaki ortaklığı meşrulaştırmak adına, diyalektik veya tarihsel materyalizmi "bilim ve bilimselliği" de kapsayan bir çatı olarak öne sürmek fikir bazında kaygan bir zeminde hareket etmek gibidir, etik boyutuysa daha sevimsiz bahislere konu olabilir. Geçim sıkıntısı çeken Marx'ın, 1853-1861 yıllarında New York Herald Tribune gibi bir burjuva gazetesi için muhabirlik yaptığını, makaleler yazdığını biliyoruz. Bu makaleler/raporlarla sıkça bizim coğrafyamıza değindiği de görülebilir. New York Herald Tribune için Londra'da kaleme aldığı şu rapora bakınız: marxists.org/archive/marx/wo... Edward Said, 1978'de kaleme aldığı Oryantalizm'inde, Marx'ın bu raporlarına, makalelerine sıklıkla değinir ve onu pro-kolonyalist olarak nitelendirir. Said'in eleştirilerine gelmeden önce, yukarıdaki raporda, Marx'ın "Hindistan'da İngiliz sömürgeciliği"ni nasıl anlamlandırdığını ele verdiği birkaç paragrafını çevirip alıntılamak istiyorum. Zaten raporun başlığı da "Hindistan'da İngiliz Yönetimi". New York Herald Tribune için kaleme aldıklarını ilkin Almanca yazdığı, bağlantılı olduğu Alman kökenli bir Amerikan gazetecinin bunları İngilizceye çevirdiği söyleniyor. İngilizce yazmakta mahir olduğundan, kısa süre sonra mütercime gerek duymadan, yazılarını İngilizce kaleme aldığı da sabit. Söz konusu raporu Almanca mı İngilizce mi yazdığını bilmiyorum fakat yukarıya bıraktığım bağlantıyı baz alacağım. Çarpıcı bulduğum kısımları kalın karakterlerle göstereceğim. * "I share not the opinion of those who believe in a golden age of Hindostan, without recurring, however, like Sir

Ebru

@marksistimge
·
Arkadaşlar Marx.... İngiliz sömürgeciliğini savunmuş... Yıkıldım...
1000Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Liste Babil.com'da Türkçe olarak yayınlanmış. Türkçesini bulamıyoruz. Küçük-büyük harf sıkıntısını düzeltmek isterdim lakin uğraşamayacağım, bu listeyi bulmak güç oldu. İngilizcesi ilgililere duyurulur arkadaşlar, buyurunuz. :) never let me go – kazuo ishiguro Beni Asla Bırakma Beni Asla Bırakma saturday – ian mcewan Cumartesi Cumartesi on beauty – zadie smith Güzelliğe Dair Güzelliğe Dair slow man – j.m. coetzee Yavaş Adam Yavaş Adam adjunct: an undigest – peter manson the sea – john banville Deniz Deniz the red queen – margaret drabble the plot against america – philip roth Amerika'ya Tuzak Amerika'ya Tuzak the master – colm tóibín Üstad Üstad vanishing point – david markson the lambs of london – peter ackroyd Londra Yanıyor Londra Yanıyor dining on stones – iain sinclair
quora.com/Can-homosexuali... Homoseksüellikle (evet “homoseksüellik” denir ona “geylik” ya da “lezbiyenlik” denmez aslında) ilgili ilginç bir bilgi. Üyesi oldukları gruplarda tehdit unsuru olarak görülmezlermiş üreyici olmadıkları için. Hatta penguenlerde bir partner balık avlamaya gittiğinde diğeri yavrunun başında duruyormuş, avlananın başına bir şey gelince (ölmek gibi) yavruya bakan yavruyu yalnız bırakıp avlanmaya gidiyormuş, sonra da homoseksüel penguenler gelip o yavruyu koruyormuş.
Bilim