Sonuçta, Marilyn Ferguson'un dediği gibi: "Kimse bir başkasını değişmesi için ikna edemez. Hepimiz, ancak içeriden açılabilen bir değişim kapısında nöbet bekleriz. Bir başkasının kapısını, tartışarak ya da duygularına seslenerek açamayız."
Bu yaz çok yorucu geçiyor. Bir yandan yaz okulu bir yandan stajyerler öldürdüler beni... Vucudumdaki her hücre "Tatil!" diye bağırıyor... Az kaldı sık dişini verme canını diyorum ama hakikaten yoruldum. Bu haftasonu hanım da yok. İki gün biraz dinleneyim diyorum. Bir aydır doğru dürüst kitap okuyamadım. Pazar akşamına kadar idare edecek kitap gazete ve internetim var. Ben inzivaya çekiliyorum. :) Pazartesi görüşürüz....
Bu kitabı dini düşüncelerimi değiştirmek isteyen bir akrabam hediye etti. Kitabı yavaş yavaş anlayarak okudum. Öncelikle; bir çok hususta kaynak göstermeden bilgi vermeye çalışması nedeniyle bilimsel bir yayın olarak değerlendiremedim. Ancak bahsettiği hususlarda doğruluk payı olduğunu da belirtmek lazım. Dini Konuların çok hassas olarak ele alınması ve üzerinde tartışılması gereken konular olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kitapta vurgulanan ana tema "bütün müslümanların dini konularda derinlemesine bilgi sahibi olması gerektiği" ve hatta bu konularda fetva verecek seviyeye ulaşmaları (sade vatandaş olarak etliye sütlüye karışmayan namazında niyazında günlük hayatını yaşayan bir müslüman kalmamalı) olarak gösterilebilir. Ancak burada da kitap kendi içinde çelişiyor...ve sıradan insanın asla böyle bir seviyeye ulasamayacağını vurgulayarak mutlaka bir mezhebe göre hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. Kitabı okuyunca mezhep imamlarinın şimdiki Devlet idarecilerinin yaptığı gibi karar merciinde oldukları bazan dini bazen dünyevi konularda insanlara yol gösterdikleri anlaşılıyor... Ben ne bir mahkemede hakimim ne bir belediye başkanıyım ne de bir valiyim... Ben sıradan bir insanım ve devletimin koyduğu kurallar çerçevesinde yaşıyorum. Eğer bundan rahatsızlık duyuyorlar ise beni değil biraz önce saydığım ve adına Ulûl-Emir denen kişileri duzeltsinler. Çünkü peygamber Efendimiz Ulûl emre itaat edin diye belirtmiştir.
Sonuç olarak kitap faydalı oldu. Ancak düşüncelerim değişmedi.
Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.
Mahatma Gandhi
Müthiş etkileyici felsefi derinliği olan bir deyiş... Okudukça etkileyiciliği de artıyor. Yeni öğrendim paylaşmak istedim.