Pythagoras
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:56
pisagor; felsefe tarihinde bazı sokratik kavramların şekillenmesinde rol oynayan hem kurduğu okuluyla hem de alımlanmasıyla acayip ve önemli bir filozof. filozofun biraz kişiliğine değinirsek; diogenes laertios'un yazdığına göre: "italya'da yer altına bir yaşam alanı yaptırmış. burada belli bir süre kaldıktan sonra eriyip iskelete dönmüş bir şekilde çıkmış. meclise koşup hades'ten geldiğini söylemiş ve onlara olan biteni söylemiş söylenenlerden o kadar etkilenmişler ki ağlayıp inlemişler ve pythagoras'ın bir nevi tanrı olduğuna inanmışlar. hatta ondan bir şey öğrensinler diye kadınlarını bile ona emanet etmişler. bunlara pythagoras'çı kadınlar denmiş. bunlar da hermippos'un anlattıkları." buradan da anlaşılacağı üzere pythagoras; insanlar üzerinde manipülasyon yeteneğini çok iyi kullanır. kurucusu olduğu okulun öğretileri de bir o kadar ezoteriktir. pythagoras öğrencilerinden öncelikle ''sus yemini'' etmelerini ister çünkü filozofa göre bilgi saklı kalmalıdır ve herkesçe bilinmemelidir. bu da zaman içerisinde öğrencilerinin bildiklerine dair kafa karışıklığına neden olur ve öğretiler etkin bir şekilde idrak edilemez hâle gelir. platon, italya'ya gittiğinde pythagorasçılarla tanışır. bu tanışıklıktan sonra platon'un sistematik felsefesi gelişir. idealar kuramının bir kökünün pythagoras'a kadar gittiğini söyleyebiliriz. çünkü idelere baktığımızda; âlem dualist bir biçimdedir ve amaç en ''iyi''ye ulaşmaktır. bu öğretilerin temelinde de pythagoras'ın felsefesi vardır.
FragmanlarPythagoras · Ketebe Yayınları · 202521 okunma
Küçük Ağaç Büyük Öğretiler
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:08
Forrest Carter’ın Küçük Ağacın Eğitimi adlı eseri, yalnızca bir çocuğun büyüme hikâyesini değil; sevginin, dürüstlüğün, emeğin ve doğayla uyum içinde yaşamanın önemini anlatan etkileyici bir romandır. Anne ve babasını kaybeden Küçük Ağaç, büyükannesi ve büyükbabasının yanında yeni bir hayata başlar. Onlar, küçük torunlarını sadece büyütmekle kalmaz; ona hayatı tanımayı, dürüst olmayı, çalışmanın değerini bilmeyi ve doğaya saygı duymayı da öğretirler. Büyükannesi ve büyükbabasının sevgi dolu yaklaşımları sayesinde Küçük Ağaç, doğayla iç içe yaşayan, iyi kalpli ve çalışkan bir çocuk olarak yetişir. Yaşadıkları zorluklar ayrılıklar hüzün verse de, ona kazandırdıkları değerler hayatının en kıymetli mirası olur. Kitap boyunca aile bağlarının, sevginin ve geleneklerin insan hayatındaki yerini görmek mümkündür. Anlatımındaki samimiyet ve doğa tasvirleri, okuyucuyu hikâyenin içine çekerken, insanın aslında mutlu olmak için çok şeye ihtiyaç duymadığını da hatırlatmaktadır. Benim çok severek okuduğum bu eser, hem duygusal yönü hem de verdiği hayat dersleriyle beni derinden etkiledi. Okuyucusuna yalnızca bir hikâye sunmakla kalmayan Küçük Ağacın Eğitimi, aynı zamanda insan olmanın, sevmenin ve hayata doğru değerlerle bakmanın önemini hissettiren unutulmaz bir kitaptır. Bu nedenle, her yaştan okuyucunun mutlaka okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
Reklam
Sıcacık Bir Kitap
8/10
··
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Bu kitap okuduğum tüm süre boyunca benim içimi o kadar ısıttı ki, elimden düşürmeden okudum diyebilirim. Çok sadece bir dil ile yazılmış, belki de hikayeler basit öğretiler diyebileceğimiz bir hayat akışına sahip ancak siz yine de açık bir zihinle, “evet, bu açıdan bakılmalı bazen hayata” diyebiliyorsunuz. Ben tüm karakterlerin hikayelerinden kendime bir ders çıkardım diyebilirim. Kitap her yaştan insanı ele almış ve bakış açınızı bir başka yöne hayatınızın hangi döneminde olursanız olun çevirmenizi sağlayacaktır. Özellikle Japon kültürü eski öğretilere dayanan ve çıkarılan dersleri sonraki nesillere aktaran bir kültür. Bu açıdan özellikle bakınca sımsıcak, samimi ve başucu kitabı niteliğinde bir kitap diyebilirim. Keyifle okuyacağınıza eminim, iyi okumalar!
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,715 okunma
10/10
·408 syf.··
2026 53. kitabı
Yeşilin Kızı Anne, yalnızca bir çocukluk hikâyesi değil; dostluk, sevgi, hayal gücü ve insanın kendini kabul etmesi üzerine sıcacık bir romandır. Kitap boyunca Anne’in yaptığı hatalardan, kurduğu dostluklardan ve yaşadığı zorluklardan birçok öğreti çıkarılabilir. Ancak bu öğretiler okura ders verir gibi sunulmaz; aksine doğal bir şekilde hikâyenin içine işlenmiştir. Romanın en belirgin özelliği iç ısıtan atmosferidir. Anne’in bitmek bilmeyen hayal gücü, çevresindeki insanlara karşı duyduğu sevgi ve hayata umutla bakışı, okurun da dünyaya daha olumlu gözlerle bakmasını sağlar. Avonlea’nın sakin yaşamı ve karakterler arasındaki sıcak ilişkiler kitaba huzurlu bir hava katar. Her ne kadar eser çok sayıda hayat dersi içerse de, asıl gücü okurda bıraktığı mutluluk ve sıcaklık hissinden gelir. Anne’in büyüme yolculuğunu takip ederken insan bazen güler, bazen duygulanır; fakat kitabın sonunda akılda kalan duygu genellikle umut ve sevgidir. Genel olarak Yeşilin Kızı Anne, birçok öğreti barındırmasına rağmen bunu samimi ve etkileyici bir hikâyeyle sunan, karakterleriyle bağ kurduran ve okurun içini ısıtan harika bir romandır.
Yeşilin Kızı AnneL. M. Montgomery · Koridor Yayınları · 202017,9bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:31
Emil Sinclair, dünyanın kurallarını erken fark etmiş bir çocuktu. Ona göre dünya, aydınlık ve karanlık olmak üzere ikiye bölünmüştü. Emil'in bildiği aydınlık dünya iyilik, sevgi ve güzellikten ibaretti. Bu dünyanın içerisinde ailesi, düzenli evleri ve şaşmaz öğretiler vardı. Bu dünyada sadece kabuller yer alırdı; Emil'in içinde dolaşan hayaller, tutkular ve sorgulamalar bu dünyanın dışındaydı. Bu korunaklı dünya dışındaki dünya ise karanlıktı. Orada bilinmezlik, sezgiler ve sorgulamalar bulunur ve aydınlık dünyanın kurallarını hiçe sayardı. Emil on yaşındayken kendini bu iki dünyanın sınırında gördüğü günleri anlatmaya başlıyor. Kitap boyunca Emil'in bu günlerinde yer etmiş ve ona iki dünya arasındaki seçim hakkını gösteren sınıf arkadaşı Max Demian ile olan yıllara yayılacak ilişkisini okuyoruz. Demian, Emil için sadece güçlü bir çocukluk figürü olmakla kalmayıp yetişkin yaşamının da bazen rehberi, bazen sorgucu; bazen dostu, bazense işkencecisi oluyor. Kitabı, hakkında konusu dahil hiçbir fikrim olmadan okumaya başladım. Bazı yazarlar bana bu güvenceyi veriyor. Tam da bu nedenle yazarın izinden ilerleyerek, kitabı beğeneceğime inanıyor, en olmadı beğenmeme ihtimalimi düşünmüyorum. Bu kitabı bana yaklaştıran durum giriş kısmındaki şu cümleydi: ''İçimde dışarı çıkmak isteyen bir şey vardı, ben onu yaşamaya çalışıyordum yalnızca. Neden böylesine güçtü bu?'' Bu cümle içimdeki bir noktayı titreştirdi ve merakımı canlandırdı kabul ediyorum. Ancak bu cümleden bu kadar etkilenmemin esas sebebi benim kendi iç dünyam değil, kitabın yazarıydı. Kitabın yazarına olan güvenimin teminatı işte bu girişteki ilk cümlede karşıma anında çıkıvermişti. Hermann Hesse psikanaliz ile mistisizmin kesişim noktasında duran bir yazar. Onun eserlerini sevme sebeplerimin başında, yazarın dünyayı
Edebiyat
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,6bin okunma
7/10
·304 syf.··
2026 10. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:13
Antik Yunan mitlerini yıllar içinde sağdan soldan duyarak, okuyarak öğrenmiş, bilinçsizce takip etmiş, o iyi-kötü hoşa giden kurgularıyla önce ilgisini çekmiş sonra ise incelemelerini biraz derinleştirerek, bu sefer bilinçli olarak, simgelerle yüklü bu anlatıların acaba arkasında yatan daha derin anlamları olup olmadığını sorgulamak istemiş ve işin uzmanı olmamasına karşın ve buna rağmen vakit ayırmış meraklı ve biraz da kurtlu okurların sahip olmaktan mutlu olacakları ağır bir kitap. Kitabın dili, eğer mitler uzmanlık alanınıza girmiyor ve sürekli bu tarz eserlere göz atmıyorsanız bir hayli terminolojik gelebilir. Buna rağmen anlamak için harcanan vakte, çok az bile olsa değdiği söylenebilir zira söz konusu koca bir küllüyat ki Antik Yunan bağlamında ilk izlekleri Mikenlerde, m.ö. 13 yy'da görülen, sonra Hesiodos, Homeros, Pindaros gibi sözlü olanı yazınsal hayata geçirmiş şairlerce günümüze ulaşan, ilk bakışta saçma ya da kurgusal gibi görünen ama Aristoteles'in de safsata kısmının ayırdına vararak düşünsel bir ayrıştırma ile ön plana çıkardığı o mitlerdeki temel fikri yani "ilk tözlerin tanrılar olabileceği" düşüncesinin, toplumların ve ardıllarının geleneklerine işaret ettiği, tümüyle arkaik düşünceler ve hatta zamanında kabul gören yegane evrensel hakikatler bütünü üzerine yazılmış bir hayli kapsamlı bir eser. Kitap, konudan bir hayli uzak ve bağdaşmaz gibi görünen (evlilik - savaş, çiftçilik - güzel kokulu bitkiler, temiz - kirli vb) olguların antropolojik, anlambilimsel, filolojik ve düzgülerin sınıflandırılması gibi incelemeler neticesinde nasıl bağlaşık olduğunu ve sonra tekrar nasıl birbirlerinden uzaklaştıklarını, farklı ekolleri de oyuna katarak ortaya koyuyor. Bunu da, tıpkı bir merdivenle çıktığınız yüksekliğin, merdivenin uçları birleştiği için
Eski Yunan’da Mit ve ToplumJean-Pierre Vernant · Alfa Yayıncılık · 201711 okunma
Reklam
Reklam