Özgür Gülsoy

Özgür Gülsoy

, bir kitap okudu
10/10
·130 syf.·
Beğendi
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 00:00
·
2024 12. kitabı
Anton S. Makarenko
8.8/10 · 25 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Lenin, emperyalist aşamanın başında, öznel etmenin anlam ve önemini klasiklerin öğretilerinden de öteye geliştirmişti. Stalin bundan, öznel dogmalardan oluşan bir sistem türetti. Stalin'in trajik çelişkisi, büyük yeteneğinin, zengin deneyimlerinin, keskin zekâsının, bu öznel büyü çemberini sık sık kırmasına, dahası, öznelciliğin hatalı olduğunu net olarak görmesine yol açmıştır.”
Sayfa 140
Tarih ve Siyaset
Rusya'da sosyalizmin zaferi
Vladimir İlyiç Lenin ...tüm ülkelerin burjuvazisinin yalanlarına ve iftiralarına ve onların açık ve gizli uşaklarına (İkinci Enternasyonal “sosyalistleri”) karşın, bir şey tartışma götürmez – proletarya diktatörlüğünün temel ekonomik problemi söz konusu olduğu ölçüde, ülkemizde komünizmin kapitalizme karşı zaferi güvence altına alınmıştır. Dünyanın her yerinde burjuvazi Bolşevizm’e karşı öfkesinden ateş püskürmekte ve Bolşeviklere karşı askerî seferler, tertipler vb. örgütlemektedir çünkü toplumsal ekonomiyi yeniden kurmaktaki başarımızın, askerî güçle ezilmememiz kaydıyla, kaçınılmaz olduğunu çok iyi anlamaktadır. Ve bizi bu yoldan ezme girişimleri de başarıya ulaşmamaktadır. Proletarya Diktatörlüğü Çağında Ekonomi ve Politika, Pravda No. 250, 7 Kasım 1919
Tarih ve Siyaset
Ekonomik belirlemecilik üzerine
Ekonomik ilişkilerin hukuk ilkeleri biçiminde yansıması da ötekiler gibi tersyüzdür: Bu yansıma, onun bilincine vararak hareket eden kişi olmaksızın devam eder; hukukçu, a priori [önsel] önermeler çerçevesinde davrandığını düşünür; oysa o önermeler gerçekte yalnızca ekonomik yansımalardır; bu nedenle her şey başaşağıdır. Ve bu tersyüzlüğün, farkına varılmadığı sürece, ideolojik bakış dediğimiz şeyi oluşturduğu, karşılık olarak ekonomik temeli etkilediği ve belli sınırlar içinde, değiştirebildiği, çok açık görünüyor. Miras hakkının temeli, ailenin gelişme düzeyinin aynı olması koşuluyla, ekonomik bir temeldir. Ama örneğin İngiltere’de miras bırakan kişinin mutlak özgürlüğünün ve Fransa’da miras bırakan hakkında uygulanan sert ve çok ayrıntılı sınırlamaların, yalnızca ekonomik nedenlerden ileri geldiğini kanıtlamak yine de çok güçtür. Ama onlar da karşılık olarak ekonomik alan üzerinde çok dikkate değer bir etki yaparlar; çünkü mülkün dağılımını etkilerler. Daha da yükseklerdeki ideoloji alanlarına, –din, felsefe vb.– gelince, onların tarihsel dönemde önceden var durumda bulunup benimsenmiş, şimdi saçma diyebileceğimiz bir tarih-öncesi içeriği vardır. Doğa, insanın kendi varlığı, ruhlar, büyülü güçler vb. ile ilgili türlü yanlış kavramların temelin, çoğunlukla, olumsuz bir ekonomik etkendir; tarihöncesi dönemin zayıf ekonomik gelişiminin tümleyicisi, ve koşullayıcısı da, ve hatta nedeni, doğanın yanlış kavranmasıdır. Her ne kadar ekonomik gereksinim doğanın bilinmesinde kaydedilen ilerlemenin başlıca işleme aracı olduysa da, gittikçe de böyle olmaktaysa da, böyledir diye bütün bu ilkel saçmalığa ekonomik nedenler bulmaya kalkmak bilgiçlik taslamak olur. Bilim tarihi, bu saçmalıktan adım adım kurtulmanın ya da daha doğrusu onun yerine yeni ama daha az anlamsız bir
ENGELS’TEN BERLİN’DEKİ CONRAD SCHMIDT’E LONDRA, 27 EKİM 1890·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset