Güneş ışığından karanlıklara uzanan aralıkta, acı ve siyahi, yarısı karanlığa gömülmüş bir gözyaşı inivermişti. Bir o yana bir bu yana salınan dalgalar bu damlayı yutmuş ve durulmuştu. Daha önce kimse bu denli üzgün gözükmemişti.
Ayrıca yazmanın aslen bir empati egzersiz olduğu kanaatindeyim. Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkan tanır. Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.
Bütün bunlar olurken, Başardım, diye düşünüyorum. Yaptım işte. Athena’nın hayatını yaşıyorum. Yayıncılığı olması gerektiği gibi deneyimliyorum. O cam tavanı kırdım. İstediğim her şeye sahibim - ve tadı hep hayal ettiğim kadar güzel
“Büyük zaferi kazandığımızda, işgalci Yunan ordusunun mağlup komutanı Trikoupis’in, Uşak’taki karargahıma girerken haliyle üstüne basmak durumunda kalıp aşağılanması için bir askerimin giriş kapısına serdiği Yunan bayrağını gördüğüm an, yerden kaldırtıp katlayarak generale vermiştim”
Bayrağın bir milleti nasıl temsil ettiğini ve ne kadar değerli olduğu biz tarih ile öğrendik. Burada Atatürk’ün düşmanına bile saygısını,
bayrağını çiğnetmeyerek gösterdiğini görüyoruz. Bazı değerler saygısızlığa gözardı edilmeyecek kadar önemlidir.