Kahvehaneye oturup iki çay söyledik. Cemal Süreyya gibi değil, daha sıradan söyledik çayları. Onun şâir olması belki biraz fark ettirdi ama yine de Cemal Süreyya gibi değildi söyleyişimiz.
Çaylar geldi.
"Ne yaptım ulan ben bu adamlara" diye iç çekti. Ben de iç çektim.
"Bir şey yapman gerekmez kötülük etmeleri için." dedim.
"İnsanın kötülük yapmak için sebebe ihtiyâcı yoktur."
"Bunların tek sebebi kıskançlık." dedi.
"Olabilir" dedim ben de. "Filmlerini kıskanıyorlardır, şiirlerini kıskanıyorlardır, atkını kıskanıyorlardır.
Ne bileyim bıyıklarını filan kıskanıyor olabilirler."
"Ben" dedi, "Hayatımda tek bir adamı kıskandım."
"Kimi?"
"Ali'yi !"
"Neden ?"
"Peygambere en yakın adam olduğu için."
"Ben de senin yazdığın son şiiri kıskandım" diyecektim ki sustum.
Ali de kıskanılacak adam doğrusu.