Dört bir yandan ecnebi postallarıyla çiğnenen vatan toprağı, diğer taraftan şahsiyetini ve onurunu kısa ömürlerinin rahatlığı için satmış saltanatçılar, açlıkla ve cehaletle sınanan bir halk. Ordu yok, hazine yok, cephane yok, dost yok.
Ve bir adam, Bandırma vapuruyla Samsun’a doğru yola koyulur, onu bekleyen kaderi bilen biçimde…
Örgütler kurulur, kongreler toplanır, savaşlar verilir, zaferler alınır. Düşman defedilir, yeni Türkiye kurulur. Dışarıya verilen savaş bitmiştir sıra içerideki savaşa gelmiştir.
Saltanat mı Cumhuriyet mi?
Hilafet mi Laiklik mi?
Şeriat mı Anayasa mı?
“Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir!” Türkiye’yi çürümüş karanlıklardan, aydınlıklara çıkarmanın kararlılığıyla söylenmiş bir söz. İçerideki düşmanlara “dünyayı yendim, siz kimsiniz?” dercesine bir tavırla, bitmek bilmeyen bir mücadeleyle bize armağan bırakılan, canımız Cumhuriyetimizin destansı öyküsü.
Nutuk, T.C. tarihine ve kuruluşuna dair, belgeli ve tanıklı desteklerle okunabilecek en önemli eserdir. Zaten bildiğinizi düşündüğünüz Atatürk ile bir kez daha tanışıyorsunuz. Tarafsız okunması tavsiye edilir.