Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim, benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...
Kitabın başlangıç bölümündeki cümlelerin dağınıklığı, okuma sürecinin ilk aşamalarında beni biraz zorladı. Ancak hikâye ilerledikçe daha açık ve anlaşılır bir yapıya büründü. Eser, sürgüne gönderilen bir adamın içsel yolculuğunu ve bu süreçte yaşadığı kaybolmuşluğu anlatıyor. Yazar, derin ve sancılı bir dönüşümü etkileyici bir üslupla ele almış ve özenle seçilmiş cümleler kullanmış. Kitap ilerledikçe anlatılan her şey bir düzen ve bütünlük kazandı. Yazarla ilk defa bu kitap aracılığıyla tanıştım ve üslubunu oldukça beğendim. Genel olarak, okunmaya değer, nitelikli bir eser olduğunu düşünüyorum. Derin bir şekilde etkilendiğimi de ifade etmeliyim. Keyifli okumalar dilerim, kitaplarla kalın...
Büyük kahkahalar atarak, çatal ve bıçaklarla saldırırlar yemeklere... Yedikleri, fabrikalarında çalışan emekçilerin nafakasıdır. Yedikleri, köprü altlarında yatan çocukların namusudur. Yedikleri, iyi ve güzel şeylere inananların beyinleridir. Şehvetli bir iştah ile tüketirler aydınlık ve umutlu her şeyi...