O zamanlar mektubu gelene hürmet edilirdi. İşte şu adamın düşüneni, seveni varmış diye. Bir de memleketteki en son havadisler onda olurdu. Birinin mektubu geldiyse eğer, hemen gidip gözaydınlığu verilirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eşim "Almanya'ya gidiyorum." dediğinde hiç ses etmedim. Adını ilk defa duyuyordum. "Yolculuk trenle üç gün sürüyor." dediği o an anladım. Demek benden bu kadar uzağa gidiyordu.
Almanya, Türkleri "konuk işçi" olarak davet edecek, gidenler en fazla iki yıl çalışıp memleketlerine geri dönecek ve bu uzun misafirlik boyunca ailelerini yanlarına almayacaklar. Hangisi daha eğreti duruyor? Konukların işçi olarak çalıştırılması mı, konuklarını ailesiz davet eden ev sahibi mi?
Sonuçta belirli bir sahnenin bazı yönlerini bilseniz de diğerlerini bilmeyebilirsiniz; neleri gözden kaçırmış olduğunuzu ise, ancak uygun soru sorulduğunda fark edersiniz.