Omer Karakose

Uyandığımda büyük bir neşeyle güzel güneşe bakarken "Onu göreceğim!" diye bağırıyorum sabahları, "Onu göreceğim!" Ve o an bütün gün yapmak istediğim başka bir şey gelmiyor aklıma. Her şey, her şey bu ümitle iç içe geçiyor.
Sayfa 37
Edebiyat
Reklam
Mutluluğu aramak
Yollara düşen en huzursuz gezgin bile nihayetinde yine yurdunu özler, uzaklarda boşuna aradığı mutluluğu yuvasında, karısının göğsünde, çocuklarının yanında, hepsini korumak adına yaptığı işlerde bulur.
Sayfa 26
Edebiyat
Gönül Meselesi
Çok sevimli kızlardan biriyle tanışmamın nasıl olduğunu sırasıyla anlatmam zor olacak. Neşeli ve mutluyum, yani gerçekçi olmam mümkün değil. O bir melek! - Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim; kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda.
Sayfa 16
Edebiyat
Genç bir erkek bir kıza tümüyle bağlanır, günün tüm saatlerini onunla geçirir, kendisini bütünüyle ona adayacağını her an söylemek için tüm gücünü ve tüm mal varlığını kaybeder. O sırada devlet memuru titiz biri gelip ona şöyle şeyler söyleyebilir: "Nazik genç adam! Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım! Zamanını böl, bir kısmını çalışmaya ayır, boş zamanı da sevgiline. Hem paranın, hem de gerekli ihtiyaçlardan artakalanın hesabını yap, çok sık olmamak şartıyla, örneğin doğum ya da isim gününde ona bir armağan almanı çok görmem." Bunu yapan işe yarar bir genç olur, her prense onu işe alsın diye tavsiyede bulunurum, ancak o zaman aşk bitmiş olur, eğer sanatçıysa da sanatı. Ey dostlar! Deha seli niçin bu kadar ender akar, sular niçin bu kadar ender kabarır ve şaşkın ruhunuzu sarsar! Sevgili dostlar, bahçedeki kulübeleri, lale tarhları, sebze bahçeleri mahvolmasın diye, gelecekte olabilecek felaketlere karşı zamanında yaptıkları set ve kanallarla önlem almayı bilen beyler suyun iki tarafında huzur içinde otururlar.
Sayfa 12
Edebiyat