Omer Karakose

İsteklerimizin ipinin kim bilir hangi şeytanın elinde bulunduğunu, hem de bunun daha iyi olduğunu söyleyecektim ki, sonra bilimi hatırladım ve... sustum. Tam o sırada bu sözü siz açtınız. Gerçekten, ya günün birinde bütün arzu ve kaprislerimizin de formülü bulunur, daha doğrusu, bunların esasına, hangi kanunlara bağlı olarak meydana gelip nasıl geliştiklerine, çeşitli durumlarda hangi yolları takip ettiklerine dair kesin bir matematik formül ortaya çıkarsa, o zaman insan muhtemelen, hatta mutlaka hiçbir şey istememeye başlar. Cetvele bakarak arzu etmenin ne tadı olur? Ondan başka, insan insanlıktan çıkıp, hemen hemen bir org cıvatasına veya bunun gibi bir şeye dönüşür. Hür iradesi, arzusu olmayan, istemeyi bilmeyen insanın org silindiri üzerindeki cıvatadan ne farkı vardır ki?
Sayfa 29
Edebiyat
Reklam
9/10
·296 syf.·
2022 1. kitabı
Kitaptaki ana kahramanımızın adı Nora. Yaşadığı hayatta mutlu olmayan ve intihar teşebbüsüne başvuran Nora, yaşam ile ölüm arasında arafta bir kütüphaneye düşer ve bir solukta okunabilecek kitaptaki macera başlar. Kütüphanede tıpkı bir satranç tahtasındaki olasılık havuzu kadar yaşayabileceği hayat olduğunu görür. Kütüphanedeki kitaplarda yaşadığı hayatların içine girip deneyimlemeye başlar. İlk başta umutsuz olduğundan dolayı ayak direse de, zamanla farklı hayatlarında yaşadığı kesitler tüm canlıların en temel içgüdüsü olan yaşama bilincini Nora'ya aşılar. Bununla birlikte sonsuz sayıdaki yaşayabileceği hayatları denemeye devam eder ve aradığı optimum hayatı bulmaya çalışır. En sonunda birçok parametre açısından ( evlilik, çocuk, iş hayatı v.s ) mutlu olabileceği bir hayat bulur. Bu hayatta kalabileceğini düşünürken tekrar kütüphaneye geri döner ve kütüphane yıkılmaya başlar. En sonunda "kök hayatına" geri döner ve diğer yaşamlarındaki hayata bakış açısını kullanarak mutlu bir hayatın temellerini atar. İnsana, hayatta sahip olduğu güzellikleri görebilmek için farklı bakış açılarıyla bakması gerekebileceğini çarpıcı bir şekilde vurguluyor. Beğendim.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma
Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızca neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini de görmüştü.
Sayfa 278
Edebiyat

Omer Karakose

, 2022 okuma hedefini güncelledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
5/20 kitap - %25 tamamlandı
5 kitap okudu
20 kitap
926 sayfa
1 inceleme
21 alıntı
Gölge ve karakter benzetmesi
Bu duruma bilmeden neden olan Baron, gözü ondan başkasını görmeyen bu kadının tuhaf değişimini en az fark eden kişiydi; öyle ya , kim dönüp kendi gölgesine bakardı ki? Gölgesinin sadakatle sürünerek ve sessizce adımlarının arkasından geldiğini hissederdi insan, bazen bilincine varmadığı bir dilek gibi önünden acele ettiğini de bilirdi, ama gölgenin parodi yaparcasına aldığı biçimleri gözlemlemeye ve bu çarpıtılmış şekillerin içinden kendi varlığını seçmeye çalışması çok nadirdi.
Sayfa 34
Edebiyat
Reklam