Oktay Şen

Oktay Şen
... Üstad diyor ki: "Ayasofya Türk'ün özeti ve anayurdu içinde, güya türklerin eliyle manasından koparılıyor, duvarlarından Allah ve Resulü'nün mukaddes isimleri indiriliyor, iç sıvaları kazınıp putlar meydana çıkarılıyor ve hilalden ziyade salibin (haçın) faziletlerini ilana memur bir müze, yani içinde İslamiyetin gömülü olduğu bir lahid haline getiriliyor. Artık o, basit bir taş yığınıdır. Öyle bir taş yığını ki, sadece kendisinde kıyılan ulvi mananın katillerini ilan ve ihtarla kalmıyor, üstelik her an salibin (haçın) ağzından salyasını akıtıcı bir iştah telkiniyle, Türk'ün ruhuyla beraber maddesini, maddesiyle beraber de ruhunu Hırıstiyanlık alemine peşkeş çeken, 'buyurun ne duruyorsunuz gelin bizi esir edin!' diyen bir hava yaşatıyor. Ayasofya'nın hilal hâkimiyetinden uzaklaştırılmasıyla düşmana aşılanan gayret, bir ordunun harp planlarını satmaktan beter bir tehlike ve suç belirtir . Eğer o kökünden traş edilse ve yıkılsa birşey değil de, bu haliyle bütün bir milleti ve tarihi her an öldürüp yine dirilten ve tekrar öldüren bir felaket!.. Böyece batı dünyasının bize içimizden, içimizdeki ajanları vâsıtasıyla yaptırdığını, ne Haclılar yapabildi ne Moskof, ne de Ayasofyanın gözü dönmüş şehvetlisi Yununlılar... Milyonluk bir orduda bir emirle herkes silahını kalbine dayayıp tetiği çekse ve intihar etse, bu emrin o orduya vereceği zararı hangi düşman sağlayabilir? Ayasofyanın kapatılması işte böyle olmuştur. Ve Türk târihine, mukâddesatına, rûhuna ihanetlerin en büyüğü şeklinde meydana gelmiştir. Türk'ü İstiklal Şavaşı'nda yoktan var ettiğini iddia eden bir zümre ve (klik) zihniyeti, Ayasofya ile, Türk vatanını, göklerdeki asil ve hakiki vatanıyla beraber satmıştır. Allah diyen bu millet mutlaka kalacak; ve kalacağına göre, Öteki dünyadakinden evvel bu dünyada
Necip Fazıl Kısakürek·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam
Osman Yüksel Serdengeçti ve Ayasofya
Necip Fâzıl gibi, Osman Yüksel Serdengeçti de Ayasofya hakkında kısa fakat son derece heyecanlı bir yazı alıyor. Ağustos 1952 tarihli Serdengeçti dergisinin on yedinci sayısında yayımlanan bu makale büyük bir yankı yapıyor. ... "Ey islamın nûru, Türklüğün gurûru Ayasofya!. Şerefelerinde fethin, Fâtihin şerefi ışıl ışıl yanan muhteşem mabet!... Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?!... Hani minarelerinden göklere yükselen, tâ mâveradan gelen ezanlar?!... Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?!... Ayasofya ses vermiyor, Ayasofya bomboş, Ayasofya bir hoş!... Hani nerde, şu muhteşem minberde, binlerce erin, binlerce gazinin baş koyduğu şu temiz yerde, şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor!... Ayasofya seni bu hale koyan kim; seni çırılçıplak soyan kim? Hani kubbelerden gönüllere, gönüllerden kubbelere gürül gürül akan, sîneler yakan Kur'an sesleri... Kur'an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş, Allah, Muhammed hülâfa-i râşidin, bu din ulularının isimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!... Fethin, Fâtihin mabedinden kitâbı mübîni, bu ulu dini kaldıran kim?!. Asırlık surların arkasından, köhne Bizansı hortlatmak isteyen eller kimin eli, bunu söyleyenler kimin dili , Ayasofya'yı puthâne yapan hangi delidir?!. Elleri kurusun, dilleri kurusun... Ayasofya,, Ayasofya seni bu hale koyan kim seni pırıl çıplak soyan kim?. Seni çırılçıplak soyan kim?. Ayasofya! Ey muhteşem mabet!. Merak etme, Fâtih'in torunları yakında bütün putları devirip seni câmiye çevirecekler. Göz yaşlarıyla abdest alarak secdelere kapanacaklar... Tehlil ve tekbir sadâları boş kubbelerini yeniden dolduracak.. İkinci bir fetih olacak. Ozanlar bunun destanını, ezanlar bunun ilanını yapacaklar... Sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen tekbir sesleri fezaları inletecek.. Şerefelerin yine

Oktay Şen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
38 günde okudu
·
2018 10. kitabı
Masa Dergisi
8.5/10 · 118 okunma
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2018 21:20
Sanatçı ağzından kan gelerek roman yazar... Sanatçı bizim göremediğimizi görür, duyamadığımızı duyar... Sanatçı gerçekleri uyuyan millete tokat gibi yansıtır. Bizim gibi ülkelerde ölümsüzlük siyasetle yakalanamaz; çünkü süper güç değiliz dünya dengesi açısından olma potansiyelimiz olsada değiliz. Bizim için ölümsüzlük ancak sanatla ve ilimle mümkündür... İşte Marmara kahvesi (Kıraathânesi) , bir zamanlar sanatçılarımızın, ilim adamlarımızın kalbinin attığı yer, ruhunun duyduğu yer olmuş... Milli meseleler hep burada konuşulmuş.. Zaman zaman çay, zaman zaman kahve eşliğinde okuduğum bu kitabı tavsiye ederim.
Dahiler Ve DelilerMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023430 okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2018 09:12
Yahudi dönmelerinin tarihini öğrenmek isteyenlere duyurulur.İspanyada hristiyanlaştırılmak istenen yahudiler Osmanlının kapılarını açmasıyla Selanik, İstanbul, İzmir'e yerleşiyorlar ve kendi okullarında okuyorlar. Bir çok dil biliyorlar, zenginler... Kısaca müslümanmış gibi davranıp asırlardır özünde yahudi benliğini koruyan bu tayfa Türkiyede medya, ticaret, eğitim, bakanlık gibi üst düzey alanlarda iş yapıyorlar ve günün birinde İsraile, kudüse tekrar dönme umudu taşıyorlar... Ülkeyi ne ellere vermişiz.. Çarpıcı şekilde şahit olabilirsiniz bu kitap ile.
Eğitim
Dönmelik Dönmeler; Türkiye'de Gizli Tarih IISüleyman Kocabaş · Vatan Yayınları · 200315 okunma
Reklam