Türk’ten gayrı kimden bahsetse ırkçılık olmuyor
"Türkiyeli” lafını Türk dememek için kullanıyorlar. Türk diyemiyorlar. “ demek ırkçılıktır.” diyorlardı. Türk’ten gayrı kimden bahsetse ırkçılık olmuyor. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
“Konuşurken İngilizce lâflar katmak övünülecek bir şey değil, ayıplanacak bir şey olmalıdır.” - Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Dil
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İSLÂM'I YIKMAK İÇİN SEFER OLAN LEŞLER...
Yıl 1982... Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıftayım. İslami İlimler Fakültesi’nde okuyan arkadaşlar var. Bir gün sohbette son sınıf bir talebenin hocaya şöyle dediğini naklettiler: “Hocam ben buraya, İslami İlimler Fakültesi’ne Ehl-i sünnet inancına sahip bir genç olarak geldim. Beş yılın sonunda ise buradan Ehl-i sünnet mi, Mürcie mi, Cebriye mi, Mutezile mi hak yolda, bilemeden ayrılacağım... İşte beş yılda beni getirdiğiniz nokta burası...” Delikanlı gerçekten çarpıcı bir gerçeği ifade etmişti. Şimdi bir misâl de kendimden vereceğim. Geçtiğimiz yıl “Vakıflar Haftası” dolayısıyla bir üniversite konferans salonunda konuşma yaptım. Bu arada Müslümanın gerici, mürteci olmayıp asırlar ötesini görebilen ileri görüşlü bir kimse olduğunu ispat etmek için bir kızımıza, “yüz sene sonra nerede olacaksın” diye sordum. “Ölmüş olurum herhâlde” dedi. Bakın kızımız ne kadar ileri görüşlü dedikten sonra “Peki sonra ne olacak" dedim “Toprak olacağız” dedi. “Peki ruhun” dedim. Biraz durakladı ne desem acaba diye endişe duydu ve ardından “o da toprak olacak herhâlde” dedi. Dinleyenlerin çoğu şaşkınlıkla bakarken: “Kızım sen kesinlikle ilahiyatta okuyorsun” dedim. "Evet" diye cevapladı... İlahiyatçı olmayan birine sorunca o genç “sonsuz bir hayat var hocam” diye konuştu. Bu defa da dinleyenlere: “İşte ilahiyatçı ile ilahiyatçı olmayanın farkı” diyerek başka, fakat acı bir gerçeğin altını çizmek zorunda kaldım. __Öyle anlaşılıyor ki artık "dini yıkmak" ilahiyatçıların "korumak" da matematik vs. ilim ehlinin işi olmuş gibi görünüyor... Neden bu hâle gelindi? Aslında eğitimimizin İngilizler tarafından yönlendirildiğini hep söyleriz. Rahmetli Oktay Sinanoğlu eğitimle ilgili çözemediği bir konu olunca “İngiliz Muhipleri devrede” derdi. İngilizler tarih ve
Dinde Reform Hezeyanı
“Kişinin hem kendine hem toplumuna yararlı bir insan haline gelebilmesi için yalnız aklının değil, gönlünün de eğitilmesi lâzım.” (Oktay Sinanoğlu) İnsan, gönlünü eğitebilir mi? Önce "gönül" kelimesini hatırlayalım. Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. duyguların kaynağına "gönül" denir. Mecaz anlamda da "istek" anlamına gelir. Duyguların doğru şekilde yönetilmesi ve doğru tepkiler verilmesini mi kastetmiş acaba Oktay Sinanoğlu? İnsanı yanlışa sürükleyen unsur akıl mı yoksa duygu mu? Düşünce ve duygular, insan davranışını ortaya çıkarıyor. Akıl yolu gösteriyor ama o yolda nasıl yürüyeceğimizi gönül belirliyor. Kalbin kötü veya temiz olması da gönlüm eğitilmesiyle ilgili. Gönlün eğitilmesi ne demek? Bana göre duyguların dizginlenmesi, nefsin kontrol edilmesi, asgari düzeyde empati kurulması, öfkenin ölçülmesi, kibrin törpülenmesi ve merhametin güçlendirilmesidir. Mesela bir insan çok bilgili olabilir ama başkasının hatasına sabır gösteremiyorsa bu durum gönlün eğitilmediğini gösterir. Gönlün eğitimi insanlara ne kazandırır? Büyüklere saygı, küçüklere şefkat, farklı olana hoşgörü kazandırır. Bir başarının ardından başkalarını küçümsememeyi, bir kaybın ardından umudu kaybetmemeyi öğretir. Eğitilmiş gönül, iyiliği karşılık beklemeden yapar. Haksızlık gördüğünde öfkeye değil, adalete yönelir. Kendi çıkarı için değil, ortak fayda için düşünür. Gücü eline aldığında merhameti bırakmaz. Son söz: Topluma yararlı insanın sadece doğru düşünmesi yetmez. Aynı zamanda doğru hissetmesi de lazım. Vicdanın canlı ve duyarlılığın diri olması gerekir insanın. Akıl rehberdir, hepimize lazım. Gönül de yön duygusudur, bu da hepimize lazım. Biri pusula, diğeri istikamettir. İkisi dengeli çalıştığında insan hem kendisine hem çevresine gerçek anlamda faydalı olabilir.
Hayata Dair
Türkçe konuşurken yarı İngilizce laflar sokuşturmak marifet değil, kimliksizlik, haysiyetsizlik alametidir. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Akla ne işle uğraşacağını gönül öğretir, gönül gelişmezse akıl kötülüklerle uğraşır. Onun için düsturumuz Bilim+Gönül'dür. Oktay Sinanoğlu
1000Kitap