Okuma Duvarı

Okuma Duvarı
@okumaduvari
Artık ona göre o da bir yok'tu; hem de yok olma yöntemi şimdiye kadarkilerden oldukça farklıydı. O ne Asker Hamdi ve ailesi gibi ansızın kaybolmuş, ne çerçi gibi gelip geçmiş, ne Aynalı Fatma gibi dağlara yürüyüp gitmiş, ne de Güvercin gibi uçmuştu... Hatta Cıngıl Nuri gibi ruhum sıkılıyor diyerek yılların arkasına da kaçmamıştı. Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi... kendini kendine gömebilmesi için delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.
Sayfa 100 - İletişim·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Savaş kararını verenlerin önce elleriyle bir çocuğu öldürmesi şart olsaydı, bu kadar çok savaş olur muydu? Birileri birkaç imza atıyor ve bu emri alan askerler de öldürüyor. Asıl suçlu kim?
Ne de olsa kadınlar birbirlerinin bıraktığı enkazlar üzerinde çalışmaktan hoşlanır.
Değil toplumlar ya da topluluklar, bireyler dahi geçmişin soluğuyla şekillenir... Ondan kaçmaya çalışanlar sahte bir hafiflik peşindedir.
Birisini düşlerinize kattığınız anda o kişi farkında olmasa bile ruhunun derinliklerinde bunu anında hisseder ve sizinle birlikte o düşü örmeye başlar.
Reklam