“Saygı görmek istiyorsan, samimiyet kurma.”
José Saramago’nun Görmek romanı, Körlük’ten sonra aynı bilinmeyen dünyanın başka bir yüzüne ayna tutuyor. Bu sefer gözlerimiz değil, bakışlarımız bozuluyor.
İsimsiz karakterler ve yalnızca nokta ile virgülle kurulan, adeta nefes aldırmayan cümleler…
Demokrasi, güç, iktidar-halk ilişkisi ve politik ikiyüzlülük üzerine kurulu bu hikâye, bir toplumun sessizlik içindeki direnişini sorgulatıyor.
Bu kitabı okumak, yine Körlük’ü okumak kadar zor. Başlangıç hızlı ilerliyor ama orta kısımlar gerçekten akış açısından zorlayıcı. Sonlara doğru tempo yeniden yükseliyor. Ancak genel olarak kitapta kalmak, diyalogların belirsizliği ve anlatım tarzı nedeniyle oldukça güç.
Okurken bunaldığım ve bırakmak istediğim anlar olsa da pes etmeden sonuna kadar ilerlemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Saramago, okuru rahatsız eden ama düşündüren o güçlü diliyle, dünyaya bakışını bir kez daha sorgulatıyor.