Puan vermedi·112 syf.··
2026 41. kitabı
Yani işte. Sevdim de sevmedim de.Çabucak okunan bir kitap. Günümüz dünyasındaki ikili ilişkiler üzerine kurulu ve bunu bugünün jargonuyla yapıyor. Romanın artı yönlerinden biri bu. Melanie Klein kimdir dersek,ünlü bir psikanalist. Bebeklikte çevreyi ve nesneyi algılama üzerine çalışmış. Romandaki karakterlerin de aynı yerde çevreyi farklı algılama biçimleri bir aşk hikayesi üzerinden anlatılıyor. İşşsiz bir yazar ve ressam bir kadının sona doğru dramatikleşen hikayesini okuyoruz novellada. Çağımızda sorunu bağlanma sorunu romanın ana teması. Modern bir metin okumak isterseniz öneririm.
Melanie Klein, Melanie Klein!Cem Tunçer · Budala Kitap · 2026699 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:00
Kurtuluş Projesi uzun zamandır okuduğum en keyifli kitaplardan biri oldu. Kitabı elime aldığımda bu kadar sürükleyici olacağını düşünmemiştim. Olayların ilerleyişi ve anlatım tarzı merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bazı bölümlerde gerçekten kendimi hikâyenin içinde hissettim. Hem düşündüren hem de sıkmadan okunan bir eser. Kitabı bitirdiğimde keşke biraz daha uzun olsaydı diye düşündüm. Bu yıl okuduğum en iyi kitap.
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,682 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·464 syf.··
2018 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 00:00
Son gözdem @arkadya_kitap dan #kurbanmıcellatmı bitenlerin arasında yerini aldı. İşin içinde @arkadyapolisiye olduğu için yine beklentimi yüksek tutarak okudum ve bir kez daha yanılmamış olmamın verdiği keyfin tadını çıkarıyorum. Her şeyden önce alışılmış kurgulardan olmamasını sevdim. Bölümler arası geçişler can alıcı yerlerde bırakıldığı için olay örgüsünden kopmanız imkansız . Anlatımın sadeliği sayesinde çok kolay okunan, heyecanı sayesinde kolaydan ziyade hızlı okunan bir kitap olmuş. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz Resmen "hadi kitabı bırak git, hadi ara ver, hadi" diye dalga geçmişler, hiç yakıştıramadım. Devam niteliği var mı bilmiyorum ama yeni dedektifimiz Buddy Lock hayırlı olsun diyorum, gözüm tuttu kendilerini. Konuya çok girmek istemiyorum aslında. Müthiş derecede soğuk kanlı, planlı, eğitim almışcasına usta bir katil tarafından katledilen zengin bir aile ve şans eseri kurtulan bir çocuk etrafında dönüyor olay. Okuyan herkes "katili bulamadık" yorumunu yapıyordu. Benden kaçar mı? Kaçmaz tabi. katili buldum ve okuyanların bulamamasına çok şaşırdım. Okudukça şaşkınlığım arttı çünkü, aslında bulamadığımı fark ettim. Çok zekice bırakılan izler ters köşeyi kaçınılmaz kılıyor. Buda iyi bir polisiyenin olmazsa olmazıdır. Tavsiyemdir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kurban mı Cellat mı?James Tucker · Arka Kapak Dergisi · 2018221 okunma
Puan vermedi
Martin Eden'i bitirdikten sonra bir süre karakteri kafamdan çıkaramadım. Çünkü Martin'in hikâyesi sadece bir aşk hikâyesi değil; kendini geliştirmeye çalışan, hayatta bir yerlere gelmek için mücadele eden bir insanın hikâyesi aynı zamanda. En çok etkilendiğim şey, Martin'in öğrenme isteği ve hedeflerine ulaşmak için gösterdiği çabaydı. Sayfalar ilerledikçe onunla birlikte heyecanlandım, bazen sinirlendim, bazen de üzüldüm. Özellikle toplumun insanlara bakış açısıyla ilgili yaptığı sorgulamalar bence hâlâ güncelliğini koruyor. Kolay okunan bir kitap olduğunu söyleyemem ama verdiği duygular ve düşündürdükleri buna fazlasıyla değiyor. Bitirdiğimde geriye sadece bir karakter değil, başarı, hayal kırıklığı, sınıf farkı ve insanın kendini arayışı üzerine uzun uzun düşündüren bir hikâye kaldı. Benim için etkisi kolay kolay geçmeyecek kitaplardan biri oldu.
Martin EdenJack London · İskele Yayıncılık · 2022134,7bin okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 155. kitabı
𝚄𝚢𝚞𝚖𝚊𝚍𝚊𝚗 𝙾̈𝚗𝚌𝚎 𝚃𝚞𝚝𝚝𝚞𝚐̆𝚞𝚖 𝙳𝚒𝚕𝚎𝚔 𝚕𝚅 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin son kitabı ile geldim. Evet bir seriye daha veda ettik. Yazarın öyle güzel kalemi ve hayal evreni var ki okudukça hayran kaldım. O kurgu o kelimeleri kullanışı olsun,insanı yormayan samimi anlatımı ve kurgunun akışı olsun her biri okurken mutlu hissettiriyor. Kelimeler ile dans diye ben buna derim. Sıkmadan, yormadan okunan kitap gibisi var mı? Bir okuyucu daha ne ister ki. İyi ki okudum dediğim o serilerden oldu! Veeee! Dikkat Spoiler İçerir! Ama pişman olmayacağım. Son kitap da içimi dökeceğim. Güldük, ağladık, eğlendik, kızdık, sinirlendik, hüzünlendik, duygulandık her duyguyu yaşadık.. Bütün duyguları aldık ve onlar ile biz de hissettik. Sonunda ise kapağını huzur ile kapattık. Çünkü başından beri olmasını istediğimiz oldu. Evli -mutlu- çocuklu dedik. Ben Bahar Nazike'yi bulup en başından beri şöyle bir sarsmak istedim. Fazla mı saf, fazla mı açıkgöz yoksa fazla mı iyi niyetli bilemedim. Hepsinden vardı mübarek kadında. Ama çoğu yerde de dedim yok be uyanık bu uyanık. Ama en azından ne istediğini bilen bir kadın. Oktaygil uğuruna yaptığı hırs ve hedef ile Şavşat'tan çıkıp İstanbullara geldi. Ozan gibi bir aşığı, cevheri, onun için dünyayı yakacak adamı değil de Oktay'ı seçti ya dedim Nazike yaşadığın her şey müstehak. Neyse oralara fazla girmeyim de okuyanlar anladı ki zaten hepimiz de oralarda saçını, başını yolmak istedik. Ama neyse ki onda yaptığı hataların farkında geçmişte yaptıkları için üzgün.
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20265 okunma
İsmimiz kaderimizi etkiler mi ?
Puan vermedi
Sevdim bir ilk roman olmasından kaynaklanan küçük aksaklıkları saymazsak gayet başarılı ve keyifle okunan bir kitap . İsimler hep güncel bir konu. Bazen karşılaştığımız en farklı, en eğlenceli isimler üzerine saatlerce konuşuyoruz. Bazen günümüz ebeveynlerinin farklı isimler koyma çabası sosyal medyanın diline düşüyor isimler kişiliğimizi ve kaderimizi etkiliyor mu üzerinde pek uzlaşılamayan bir soru olarak kenarda bekliyor. Ben her yönümüzü etkilediğine inanıyorum. . 1987-2022 arasında geçen roman, eski bir balerin olan Cora ile doktor eşi Gordon’un ikinci çocuklarının isminin koyulup kimliğinin çıkarılması gereken sahne ile başlıyor. . Aile geleneğine göre koyulması gereken yüksek tepe anlamına gelen Gordon ismi , Cora’nın içine sinmemektedir. Ailenin ilk çocuğu Maia kardeşine Bear adını vermek ister , bir ayı gibi güçlü , sevecen ve cesur olsun diye. Cora’nın gönlünden gök baba anlamına gelen Julian geçmektedir. Ama kocasının isteğine uymazsa başına gelecekleri az çok tahmin de etmektedir. . Kitap her isim ile çocuğun dolayısıyla ailenin kaderinin nasıl yazılacağı üzerine kurulu ve böylece üç farklı hikaye okuyoruz. Bear , Julian ve Gordon… Tek kişi üç farklı olasılık… . Üç hikayenin en önemli ortak noktası baba Gordon’un şiddet faili, istismarcı bir zorba olması ve eşi Cora’yı bir hapishanede yaşatırken sadistçe, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakmasıdır.Gordon’un sahneye her çıkışında boguldum, nefesim kesildi. En nefret ettiğim roman kahramanları sıralamasında üst sınıra yerleşti . Aynı kişilerin farklı kaderler yaşaması ve bir şekilde birbirlerinin hayatlarında yer alması fikrine ise bayıldım. . Romanda kişilerin isimleriyle müsemma olması da şahaneydi: Vihaan , yeni bir dönemin başlangıcı , Mehri nazik , Maia anne
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026384 okunma