En mutlu insan hakiki dini bilendir Şu dünya ve içindeki ruh-u insanî ve insanda dinin mahiyet ve kıymetlerini ve eğer din-i hak olmazsa, dünya bir zindan ve dinsiz insan, en bedbaht mahluk Bediüzzaman sözler Adana yaz aylarında oldukça sıcak olsa da her mevsim keyiflidir sıcak yaz günü terletir kışın şömine başında serinletir balıkçı asum ile oğlu asi de böyle bir yaz günü balıkçılık ile geçinen sadece iki kişilik kalabalık bir aileydi zaman ise roma devriydi baba asum oğluna seslendi bu sırada küçük bir balık oltaya vurmuştu küçük asi asi nehri gibi deli dolu olsada annesinin ölümü ile durulup sakinleşmişti Ey oğul gönül fenerim dedi  ermeni asıllı  balıkçı asum şu dünya eğer din bilinmez ona kıymet verilmezse dinsiz insan en bahtsız insan durumuna düşer hak din bilinmez ise dünya zindan hükmündedir yakaladığı balıkları tek tek oltadan çıkarıp sepete koyan asi baba dedi insan dünya hayatında kıymetini ancak hakikat sayesinde bulur o hakikat ise insanlara faydalı olup zarar vermemek güzel sözdü balıkçı asum aynı zamanda roma kralı Agustusun köprü mühendislerinden biriydi ve kral Augustus onu birçok projesinde desteklerdi Hünkârım dedi asum ve köprü çizimlerini haritada gösterdi kara kalem ve eskizleri beğenen kral Augustos Adanada dünyanın ilk araç trafiğine açık olan başlangıç emrini verdi köprü günümüz dünyasında en önemli ticaret yollarını birbirine bağlar taş köprü diye anılır en mutlu insan kolaylaştırandır Dünya zindanından nasıl çıkılır Görmeyince özlüyorum ve özleyince daha fazla düşünüyorum                  ꒰⁠⑅⁠ᵕ⁠༚⁠ᵕ⁠꒱⁠˖⁠♡ Saka ve Sanrı 3 Maral Atmaca Alıntıyı paylaşan: Burçin Burçin dünya bir zindan ve dinsiz insan, en bedbaht mahluk Bedüzzaman sözler Görmeyince özlüyordum dünya sanki bana bir zindan gibi geliyordu kim yoktuki bu şehirde ilk
Edebiyat
Hakkı yenen Türk Emir Timur
Büyük fatih emir timur doğuyor Yusuf’un düştüğü kuyudayım Ne mısıra sultan, ne Kenan’a ferman Sol yanım çürüdü anne murat yildirim @muratyildirim11 On iki hayvanlı Türk takvimine göre tarihler sıçan yılını miladi takvimde ise 8 nisan 1336 yılında gösterdiği gün ay ikiye ayrılmış ayın bir kısmı türk obasının üzerine ışığını yansıtmaya başlamıştı Mevaraünnehir de keş kasabasının barlas kabilesinin beyi Turagay yeni bir seferden gaza akınından dönüyordu hanımı Tekina hatun ise ileride semerkanta hakim olacak bir türk beyine hamileydi Akında pek çok şehit veren Turagay bey hatun dedi sanki bir kuyudayım yusufun düştüğü kuyuda her şehadet eri için bir mezar kazmaya başladı insanlar için ne kadar çok mezar kazarsa o kadar çokta sol yanı çürüyor sol yanındaki ağrı sayısı giderek artıyordu bu şehadet yolcularının uğurlanmasından aylar sonra yeni bir doğum bekleniyordu Turagay beyin sade ve mütevazi çadırında bir bey doğacaktı İlk oğluydu bu Turagay beyin bebek rahim kanalına sıkışmış çıkarılması gerekiyordu operasyonun başında çadır hekimi cihat alper vardı ilk önce rahim yatağını kesti rahim dışarı fırlasada mahir doktor tüm hüneri ile bebeği eline almayı başardı rahim kablosu aynı ustalıkla içeri yerleştirildi ve tekina hatun hayata döndü böylece sultan hemde ferman olacak büyük bir Türk hakanı doğmuş oluyordu emir timur yakında osmanlıyı fethedecekti Kosova savaşı ve yürekteki bahar Yüreğimde hep bahar vardı. Yaradılışım sevince yatkındı. De Profundis Oscar Wilde Tekina hatun bey dedi her şehit veren Türk çadırı mutlaka bir hüzün yaşar ama unutmaki umudu olanın yüreğinde hep bahar vardır yüreğinde bahar olan insanın yaradılışı sevincede yatkın olur diyip turagay beye yeni doğan küçük çocuğu verdi üzerinde kan taşıyan küçük bebek obaya yeni bir savaşçının doğumunu
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tüm nimetler Allahın en güzel armağanı Tâ, Sîn, Mîm.Bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.İman edecek bir kavim için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana dosdoğru okuyacağız. Kasas Suresi Elini yaslamıştı beline zeyno nene Yaşıyordu viranşehirin eski bir köyünde Çemdinkalede yaşar insanlar kardeşçe Burada 20 aile yaşarız mağaralar içinde Tâ, Sîn, Mîm.Bunlar kitabın âyetleridir İman edecek bir kavim için hisse verir Musa ile Firavun'un kıssası ibretliktir Musadan yana olanlar hep bereketlidir Allah Tealanın kitabı açık ve beyandır Şanlıurfanın lezzedi isot hasatta toplanır Es-selam ile gelen selam ile ağırlanır İsot şanlıurfada sofraların baş tacıdır Zeyno Nene derki isot tescilli lezzet Sofrana koy misafirine ikram et Misafirperlikten bahseder her ayet İsottur şanlıurfada tescilli lezzet Kul Nefsani derki isodun hasadı yapıldı Firavunlar kaybetti Musalar kazandı Yürekte değil sofrada kalsın acının tadı Tüm nimetler Allahın en güzel armağanı
Şiir
Üryan geldik üryan gideriz Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeye elde ey dost fermanım mı var Azrail gelmiş de can talep eyler Benim can vermeye ey dost dermanım mı var Zülfü Livaneli Rebiulevveldir şimdi çiçeklere nur geldi Hoşgeldin ey Resuli Kibriya Şimdi bahar vaktidir günlerden Cuma Üryan geldik yine üryan gideriz Nimetlerine kavuştursun Yüce Rabbimiz Ölmemeye yoktur elde fermanımız Elbet yaptıklarımızla yargılanacağız Ey dost dermanımmı fermanımmı var Elbet yere göğe sığmayan tükenmeyen Bana şahdamarımdan yakın Allahım var Rebiulevvel ayında geldin dünyaya Hoş geldin şeref getirdin Resulü Kibriya Senin doğumun ile açıldı rahmet hazinesi Buydu Cenabı Hakkın bize hediyesi Seni anlattı nakkaşlar şairler Doğumunun şerefine yazıldı şiirler Resuli Kibriya öğretmen oldun bize Her zaman muhtacız hadisi şerifleri Rebülevvel ayıydı mevsim bahar Gökyüzün yaratıldı en güzel canlar
Şiir
Beklemekten vazgeçme sakın. O gemi bir gün gelecek. Leyla ile Mecnun-Burak Aksak İş aramaktan yorgun düşmüştü Mardinin o taş sokaklarını tek tek adımlayan İsmail abi evini sırtına yükleyip o Mardinin meşhur abbaralarını geçen İsmail abi abbaralar Mardinin simgesi idi evleri birbirine bağlardı abbaraların o dar sokakların içinden geçen İsmail abi şöyle düşünüp ilk soruyu kendisine sordu insan ilk soruyu kendisine sorar ve cevabı ilkin kendisi verirdi bu bir yalnızlık belirtisi idi İsmail abide kimisine göre yalnız bir seyyah kimisine göre aylak bir berduştu bu abbaralar evleri birbirine bağladığı gibi  gönülleri de birbirine bağlar mı acaba diyordu heybetli kalesi ile bize hoş geldin diyen Mardinde üç kağıtçı bakkal Erdala uğramadan olmazdı Erdal bakkal elleri hep para sayar ancak bir kez olsun o parayı çıkartıp bir lokmacıkta olsa ateşten korunmak aklına gelmezdi parasını akrep biriktirir gibi bir kavanozun içinde saklayan Erdal bakkal bağırıyordu badem şekerim var Süryani çöreğim Süryani şarabım var çay Erdal bakkalda içilir ziftah sizden bereket Allah Tealadan diyor İsmail abi ise dilinde sufi mazhardan bir şarkı tutturmuş aylak aylak işsiz güçsüz insanlara bakarak benim halâ umudum var insanlar işsiz kalmayacak çocuklar hep gülecek hiç ölmeyecek ölüm ise bizleri yok eden insandan değil bizi yaratan yoktan var eden Cenabı Haktan bize bir nimet gibi gelecek inşAllah mazhar abi ve yüzde bir tebessüm dilde ise türkü olduğu sürece umut hiç bitmemiş gemi bir gün mutlaka dönecek demektir öyle değil mi Mazhar abi Yine yıldızlar kaydı ve benim hiçbir dileğim gerçek olmadı.” Leyla ile Mecnun-Burak Aksak Huuuppp İsmail abi nereye -Ahirete gardaş -abi bu yol ahirete çıkmaz -heee bende biliyom emme azık topluyoruz işte ilk önce Mardin kalesine çıkçam kah çıkarım gökyüzüne
Edebiyat
1.SEZON 3.BÖLÜM AİT OL(A)MAYAN ADAM : Kuyucaklı Yusuf AİDİYET SORUNSALI : Dünyada baş edilmesi en zor duyguların başında yalnızlığın geldiğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Beterin de beteri var der gibi olacak ama; maalesef evet, yalnızlıktan çok daha zor bir durum var: AİDİYETSİZLİK. Yalnız olan kişi, diğer insanlardan ve dış çevreden izole haldedir ancak ait olduğu ya da farklı bir ifadeyle insanın dönebileceği bir yer/istikamet vardır: Kendisi/Kendi İçi. Ancak Aidiyet Sorunu yaşayan kişilerin gideceği herhangi bir yer veya bir yön bulunmamaktadır; böyle insanlar, hem dışarıda ait oldukları bulunmadığı hem de sürekli kendi içine sürekli iç çatışmalar yaşadığı için ruhlarının içi harp meydanı gibidir; dolayısıyla içeride hep bir süregelen kaos ortamı olduğundan dolayı böylesi insanlar, iç dünyalarında aynı bir evsiz gibidir; bütün kapıları çalan evsiz bir kişinin kimse kapısını bana açmıyor, üzerinde yürüdüğüm sokak ve kaldırımlar bile beni sanki üzerinden silkeleyip atacak gibi bana davranıyor bari ben de kendi içimdeki kapıyı çalayım oraya sığınayım dediğinde o kapının da açılmadığı durumu gözünüzün önüne bir getirin... Hayal ettiğinizde böyle bir durumun vehameti sizi biraz ürpertmiş olsa gerek. Sabahattin Ali'nin, Kuyucaklı Yusuf ile kastettiği şey, bu bakış açısıyla biraz daha berraklaşmış oluyor. Anlayacağınız Sabahattin Ali, çok fena yerden konuyu yakalamış, kalemi de yakaladığı yerden tutmuş ve affetmemiş; usta ve orjinal yazarlar, tam da buralardan kendilerini mutlaka belli ederler zaten. Bu, ayan beyan ortada duran, tartışılmasına hiç gerek duyulmayan bir ustalığın alâmet-i fârikasıdır. İncelemeyi yavaştan derinleştirelim o halde… İnsanın kendi iç dünyasından, hayatta yaşadıklarından, öğrendiklerinden ve keşfettiklerinden
Edebiyat