Başlangıç
Daha eline alır almaz, ilk sayfalarında kendini bulduğun kitaba denk gelmişsen, ilerleyen satırları tahmin etmek yanılgısına düşersin ve bakarsın ki senin hikâyenden uzak, farklı yaşanmış bir hayata şahitlik etmektesin. Senin hikâyen de okunsun istersin çünkü sana göre kimse senin kadar acıyı tatmamıştır, kimsenin başına senin yaşadıkların gelmemiştir. Ancak herkes yara alır yaşarken... Kimi derin izler bırakır, kimi de yüzeyde kalmış gibi görünür. Yaşanan hayat hikâyeleri farklı yaralarla mühürlüdür. Hayat kişiye özel olduğu için aslında herkesin yaşadıkları dinlemeye değerdir. Hepsinden öğrenecek bir şey, edinecek bilgiler vardır mutlaka. Her insan kendi yaşadığı hayatın çok ilginç olduğunu ve bunun herkes tarafından bilinmesi gerektiğini düşünür. Kişiye göre kendi acıları en derin olandır, dertleri de en büyük... Mazlumu oynamıştır tüm hayatı boyunca. İşin gerçek yanı her hayat bir romanı andırır ve her roman da içinde bir hayatı barındırır. Kimisi yaşanır kimisi de yazılır. Olması gereken olur sadece ve tam da gerektiği zamanda vuku bulur. Bilinmesi gereken bilinir. Hayat yaşanır ve biter... Bizler de gelip geçeriz.
Sayfa 21·Kitabı okudu
19 Tini O Doku Reçetesini kaybetmiş bir hastanın doktora yeniden reçete yazdırmaktan başka çaresi yoktur. Reçete yüz yıl önce yazılmıştı yurdun her köşesine her insanın belleğinin ve yüreğinin içine yurtta barış dünya da barış şiarı ile kazınmıştı. Barışı bozmak için kimler kimler ile yarıştı?! 19. yüzyılın birikmiş kirini 19 kişi, 19 Mayıs 1919’da yola çıkarak yıkadı. Yeniden o bin yıllık kini kim kin ile kuşandı? Göklerde görünen istikbal yetişmişti yine imdada bulutun yuttuğu düşmanlar hala aranıyor! Türk şifresi nerede diye gökyüzünü bombalıyorlar. Ay hala karanlığı güneşi ile birlikte ışığın son merkezi Anadolu da aydınlatıyor.. İstikbal göklerdedir, gün gelir o yardım göklerden yine gelir diye Türk önce uyardı boğulmasın kimse bir kaşık susuz tufan suda Reçete ne diye mi soruyorsun Gençliğe Hitabe, Bursa Nutku orada Nutuk ve devamı fatura kitap Mobbing Bank Türk Fırtınası orada Anadolu da Türk'te Neden okuyup kendine gelmiyorsun? Ey ellerini ovuşturan ve düşman iştahını aynı suikast için artıran gerici ve bölücüler Siz nasıl çıktınız Anadolu gibi bir bağırdan?
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Düşman gözü beni, artık yatağımın içinde bile rahat bırakmıyor. Pencereden, kapıdan her vakit, her saat teftiş ve nezaret altındayım. Bu sıkı göz hapsi içinde, defterimi ancak gece yarıları el ayak çekildikten ve belki de nöbetçi er uykuya daldıktan sonra yatağıma sokulup yazabiliyorum. İhtiyaten lambamı da söndürüyorum. Ve Italyan şairi d'Anunzio'nun (Nocturno) yu yazdığı gibi bütün bu yazıları el yordamıyla karanlıkta karalıyorum. Okuyabilene ne mutlu. Oysa ben, bundan sonrası mutlaka okunsun istiyorum. Çünku Anadolu savaşı, bağımsızık mücadelesi denilen büyük facianın, büyük destanının tarihe intikal etmeyecek olan tarafları yalnız bu defterde yazılıdır. Eğer, bir hıyanet eli, bir silgi lastiği alıp kurşun kalemiyle çizilmiş bu egri büğrü satırlar üstünden geçecek olursa gelecek kuşaklar kendi memleketlerine ait birçok acı gerçeklere ermek vasıtasından mahrum kalacaktır.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Yasin suresi
تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ (O Kur’ân,) (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (kullarına çok merhametli) Er-Rahîm (olan Allah) tarafından indirilmiştir. Yâsin 5 وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ Kendisinden sonra, kavmini (helak etmek için) gökten bir ordu indirmedik. İndirecek de değiliz. 28 اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ (Onları helak eden) yalnızca bir çığlıktı. (Bir de ne göresin. Ocakları) sönüvermiş (yok olup gitmişler). 29 وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَباًّ فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ Ölü toprak, onlar için bir ayettir. Ona hayat verdik ve ondan yemekte oldukları taneler çıkarttık. 33 سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri (varlıklardan) çifter çifter yaratan (Allah), tüm eksikliklerden münezzehtir. 36 وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ Güneş, kendisi için belirlenmiş, karar kılacağı yere doğru akmaktadır. Bu (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (her şeyi bilen) El-Alîm (olan Allah’ın) takdiridir. 38
Ve İtalyan şairi d'Anunzio'nun (Nocturno)yu yazdığı gibi bütün bu yazıları el yordamıyla karanlıkta karalıyorum. Okuyabilene ne mutlu. Oysa ben, bundan sonrası mutlaka okunsun istiyorum. Çünkü Anadolu savaşı, bağımsızlık mücadelesi denilen büyük facianın, büyük destanın tarihi intikal etmeyecek olan tarafları yalnız bu defterde yazılıdır. Eğer, bir hiyanet eli, Bir silgi lastiği alıp kurşun kalemiyle çizilmiş bu eğri büğrü satırlar üstünden geçecek olursa gelecek kuşaklar kendi memleketlerine ait birçok acı gerçekleri ermek vasıtasından mahrum olacaktır.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Alıntı
“Ölü olanlarla diri olanlar bir olmaz.” (Fatır 22) Allah, ayetleriyle dirilmemiş olanlar için “ölü” buyurdu. Her ne kadar zahiri olarak diri olsalar bile Allah onlar için “diri” demedi. Başka bir ayet-i kerimede ise “sizi diriltene davet ettiğinde hemen Allah ve resulünün davetine icabet edin (Allah’ın vahyiyle dirilin)”338 buyurdu. Allah’ın vahyiyle muhatap olmayanlar; yani vahyi dinleyip, anlayıp gerekeni yapmayanlar ölüdür. Eğer ölüyseniz Allah’ın ayetleriyle dirilin, buyurdu Allah. İnnallâhe yusmiu men yeşâ’: “Allah mutlaka dilediği kimseye (ayetlerini) işittirir.” Biri Allah’ın rızasını isterse Allah mutlaka birilerini yahut bir şeyleri vesile edip ona ayetlerini ulaştırır, işittirir. Ve mâ ente bi musmiin men fîl kubûr:339 “Ama sen kabirdekilere (ölü olanlara) işittiremezsin.” Evet, Allah, ayetlerini duymayan, anlamayan, ayetleri anlamak gibi bir derdi olmayan biri için “o ölüdür, ona ayetleri istediğin kadar oku yine de duymaz” buyurdu; çünkü böyle biri manevi olarak ölmüştür. Manevi olarak diri olabilmesi için iman etmiş olması gerekir. İman edecek ki Allah ile, Allah’ın sevgisiyle dirilmiş, rabbine âşık olmuş, rabbini ciddiye almış olsun. Bu yüzden iman etmeyenler ölüdür. Dolayısıyla Allah’ın ayetlerini istedikleri kadar okusunlar ya da istedikleri kadar ayetler kendilerine okunsun işitmezler. İnsan, Allah’ın ayetleri için “bunu rabbim bana söylüyor” demedikçe işitmiş olmaz. Şimdiye kadar rabbimizin ayetlerini işitmediysek, Allah’ın ayetlerine karşı kör ve sağır davrandıysak, karanlıkta kaldıysak, ölü gibi olduysak rabbimiz bizi ayetleriyle, vahyiyle diriltsin, bizi vahyiyle nurlandırsın, vahyini bize nur yapsın, bize göz yapsın, ışık yapsın inşallah.
Sayfa 235·Kitabı okuyor