Cengiz Aytmatov 'un ve aynı zamanda çağdaş edebiyatın başyapıtlarından biridir Gün Olur Asra Bedel . Cengiz Aytmatov, geleneklerini korumak için çabalayan insanların ve değerlerini tanımayan insanların çatışmasını işler bu romanında.
-Konusu-
----
Yedigey, cepheden döndükten sonra bir tren istasyonunda çalışmaya başlar. Burada birlikte çalıştığı otuz yıllık arkadaşı Kazangap'ın ölümüyle birlikte roman olayları başlar. Kutsal sayılan Nayman Ana türbesinin bulunduğu Ana-Beyit mezarlığına Kazangap'ı gömmek için uzun bir yola çıkan Yedigey, yoldayken aklına birçok yaşantısını getirir. Bu gün, asra bedel bir gündür onun için.
----
Kurgu o kadar güzel yapılmış ki okuyucunun romanı okurken sıkılması söz konusu değil. Harika bir betimleme ile Sarı Özek bozkırını ben de roman kahramanlarıyla beraber dolaştım. efsanelerle desteklenen romanda her kahraman bir tip olarak yansıtılmış. Romanın toplumun bir yansıması olduğunu görüyoruz burada. Geriye dönüş tekniği ile kahramanları tanıyoruz.
Yedigey'in tekdüze hayatı ve bu tekdüze hayatın içinde yaşanan bazı ruh halleri romanda işlenir. Romanda sıkça karşılaştığımız "Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gelir gider, gelir giderdi...(...)" ifadesi, Yedigey'in yaşantısını bize özetler. Yedigey aynı zamanda aşk çatışması da yaşar kendi içinde.
*Romanda verilmek istenen asıl mesaj ise topluma soyutlanmış insanların benliğini her geçen gün kaybettiğidir. Bunu da "mankurt" kavramıyla anlatır Aytmatov.
Juan Juanlar (Avarlar); esirlerini mankurtlaştırma adı verilen dayanılmaz acı bir işkenceyle hafızalarını kaybettirip ne denilirse yapan, itaatkâr birer köle hâline getirir. Bunlar mankurttur. Hafızalarını kaybettikleri için ne uluslarını tanırlar ne de ana babalarını tanırlar. Hatta mankurt kavramı efsanelere konu olur. Sabitcan tiplemesi de
Bilgisayarı ve daktiloyu sevmem. Çünkü harfler benim harflerim değildir; ben f'yi bazen 'çengelli', bazen 'yuvarlak' yazarım; z'yi, bazen kuyruklu, bazen de düz... Harflerin bana nasıl göründükleridir beni ilgilendiren; -nasıl koktukları, onlara dokununca nasıl bir duyum verdikleri...