Okur Şair

Okur Şair
@okursair
Ben bu çağın frekansına giremiyorum. Takip ve mesaj yok, sevgiler.
Marmara Üniversitesi
İstanbul
15 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Çatı çivisi, bir küreğin üzerinde havaya kaldırılınca çok heyecanlandı. Korktu. Küreğin tam kenarındaydı. Kürekteki çiviler, kamyonete dökülürken, o kamyonetin dışına düştü. Çok korkmuş ve üzülmüştü. Başına ne gelirse gelsin öteki çivilerden ayrılmak, geride kalmak istemiyordu. Bir süre sonra, çiviler kamyonete yüklenmiş, şoför yerine oturmuştu. Çatı çivisi, üzüntü içindeydi. İşte, araba yüklenmiş, neredeyse gidiyordu. Oysa kendisi, düştüğü yerde kalakalmıştı.
Morpa Kültür Yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Büyük çatı çivisi, kim bilir ne zamandır bu eski evin çatısındaydı. Buraya nereden, nasıl ve ne zaman geldiğini anımsıyordu artık. Çünkü günleri, her zaman çok dolu ve renkli geçiyordu. Eski bina, denizin kıyısındaydı. Çatıya konan bembeyaz martılarla söyleşmek, kıyıdaki balıkçıları izlemek çok güzeldi. Hele kıyıdan geçen irili ufaklı tekneleri, vapurları izlemek; içindeki insanlara, çocuklara bakmak daha da hoşuna gidiyordu. Önceleri vapur düdüklerinden çok korkmuştu. Neredeyse çakıldığı yerden sökülecekti ilk duyduğunda. Ama sonra alışmıştı...
Sayfa 45 - Morpa Kültür Yayınları
Edebiyat
Ümide benzer Sevdaya Soğuk bir namludur Kör ve pusuda Ense kökünde zulüm Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur Burnun dibine Hürriyet. Seviyorsun mümkün Aranızda kurşun Yasak bölge var Sen genç Sevdan ölünecek kadar güzel Kanunu yapanlar ihtiyar. Meydan, 15 Mayıs 1948
Sayfa 165
Şiir
Vurulmuşum Dağların kuytuluk bir boğazında Vakitlerden bir sabah namazında Yatarım Kanlı, upuzun...
Sayfa 112
Edebiyat
Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard-arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül-gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...
Sayfa 88
Edebiyat