Sayfaları gül yapraklarını andıran, çevirdikçe kokusu yayılan ama dikenleri de bir o kadar can yakan bir eserle herkese merhaba!
Her eser, yazarından izler taşır. Bu doğaldır. Ancak Dorian Gray`in Portresi ile Oscar Wilde`ın açık bir defter gibi ruhunu ortaya koyduğu görülüyor. Bunu da gayet aklı başında bir bilinçle hatta bir ihtiyaçla yapıyor. Var oluşunu tek romanına sığdırıp gitmek istemiş adeta..
Her karakterde kendinden bir şeyler var sanki. Hepsi birden tek kişi, roman da onun yaşamının bir kesiti gibi..
Baştan sona kurgusu ve asıl ortaya koymak istediği düşünceler itibarıyla çağının çok üstünde ve büyük bir eser olduğunu düşünüyorum.
Toplumun burnu büyük yargılarına çok yerinde yergilerle cevap veren bu eser, okuyucunun da kendiyle yüzleşmesini sağlıyor. Ahlak ve sanat kavramını birlikte yoğurup ikiyüzlülüğün tohumunu gün ışığına çıkarıyor. Sanatın aslında ne olduğunu sorgulayan yazar aynı zamanda asıl ahlaksızlığın, gerçek erdemleri görmezden gelerek biçime yönelmek olduğunu vurguluyor.
Yazarın kalemiyle attığı çığlıklardan birinde şunu duyuyorum: Yalnızca gördüğünü güzel sanan da, güzel olanı gördüğünü sanan da yanılır.
Sevgiler..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
YouTube kitap kanalımdaki yeni videoyu izleyerek insanların neden böyle kitaplar okuduğunu öğrenebilirsiniz: ytbe.one/mDnTL7oeTLA
Cüneyt Özdemir, Acemi Cadı dizisi, eski Kekstra reklamı, Pokemon'daki Roket Takımı... İşte bunların hepsi 4N1K kitabı arkadaşlar.
İncelemeye başlamadan önce yine şunu söylemem gerek. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmemeniz açısından daha nitelikli kitaplar önereceğim, o yüzden yazacağınız her yorum sizin için yeni bir kitap önerisi demek oluyor.
Bu sıralar dünyanın en iyi kitaplarından biri olan Niteliksiz Adam kitabını okuyup edebiyatın Everest Dağı'na tırmandığımı biliyorsunuz. İşte yine o dağın zirvesinden aşağı atlayarak yaptığım bu edebi intihar, kafamdaki nöronların havai fişekler gibi bir bir patlamalarına sebep oldu. O yüzden bu incelemeyi evlerinizde sözcüklerden oluşan bir havai fişek gösterisini izlermiş gibi okumanızı tavsiye ediyorum.
Öncelikle kitabın isminden başlamak gerekirse, bu kitabın Cüneyt Özdemir'in 5N1K programındaki N harfinin bir gün gezmeye çıkıp kaybolmasını anlattığını sandım. Hatta diğer harflerle birlikte çeşitli maceralar yaşadıktan sonra da programın isminin 4N1K haline dönüşmesinin hikayesini anlattığını düşünmüştüm. Fakat maalesef ki benim düşündüğüm bu kurgu yerine çok daha cringe bir senaryoyla karşılaştım...
Kitabın daha detaylı yorumuna geçmeden önce bu kitaba ve benim Wattpad kitaplarıyla olan mücadeleme uyum sağlayacak bir şarkı bile buldum. Çünkü kitabın tamamı bence Kekstra'nın eski reklamına benziyor. Hatta 4N1K kitabının yorumu için Kekstra'nın reklamındaki bu şarkıyı burada uyarlamak istiyorum:
"Oğuz tam bir canavar
Tüm Wattpad ondan korkar
Kapıda görünür görünmez
Saklanır 4N1K'lar"
Kitabı okuduğum sıralarda aklımdan sadece
Bazen kimi hatıralar, şayet çok kuvvetli duygularla bağlıysalar asla yaşlanmaz ve varlıklarının koca koca tabakalarını yanlarında sıkı sıkıya tutarlar.