Şeytanın vücûdunda cüz'î şerlerle (sınırlı kötülüklerle) beraber birçok makàsıd-ı hayriye-i külliye (büyük hayırlı maksatlar) ve kemâlât-ı insaniye (insana ait mükemmellikler) vardır. Evet, bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var; mâhiyet-i insaniyedeki (insana ait temek özellikler) isti'datta (kabiliyetlerde) dahi ondan daha ziyade merâtib var.
Bu isti'dâdâtın inkişafatı( açığa çıkması), elbette bir hareket ister, bir muâmele iktiza eder (gerektirir). Ve o muâmeledeki terakki (gelişme) zenbereğinin (güç kaynağı) hareketi, mücâhede ile olur. O mücâhede ise, şeytanların ve muzır şeylerin vücuduyla olur. Yoksa, melâikeler gibi, insanların da makamı sâbit kalırdı.