Dini kökten kazımak. Sonra, evet, Rus’laşmak!
O zaman iş bitecekmiş... O zaman kızlarımız Şu tutundukları gayet kaba, pek mânâsız Örtüden sıyrılacak... Sonra da erkeklerden, Analık ilmini tahsil edecekmiş... Zâten, Müslümanlar o sebepten bu sefâlette imiş:
Ki kadın “sosyete” bilmezmiş, esârette imiş!..
Din için, millet için iş görecek alçağa bak;
Dini pâmâl edecek, milleti Rus’laştıracak!
Bunu Moskofda yapar, şimdi rızâ gösterelim;
Başka bir marifetin varsa haber ver görelim!
Al okut, "Avrupa tahsili..desinler, gönder, Servetinden bölerek nâ-mütenâhî para ver;
Sonra bir bak ki, meğer karga imiş beslediğin!
Hem nasıl karga? Değil öyle senin bellediğin!
Sâde bir fuhşumuz eksikti, evet, Rus'lardan...
Onu ikmâl ediverdik mi, bizimdir meydan!
Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne...
Acırım tükrüğe billâhi, tükürsem yüzüne.
Demiş olsaydı eğer: “Kızlara mektep lâzım...
Şu kadar vermelisin” kahrolayım kaçmazdım,
Mehmet Akif Ersoy
Dîn-i Celîl-i İslâm'da hiç mechul yoktur. Yalnız ne vardır ki saltanat-ı ilâhîdeki bu dersler ancak manevîbülûğa ermiş, îmân-ı zevkîye çıkmış, harem-i hümâyûn-ı ilâhîye dâhil olmuş nedîmân-ı ilâhîye malûmdur.
Pekiyi, bu saltanat-ı ilâhiyye mechul mü kalacak?
Hayır!
Efendim, herkes şimdi anlasaydı olmaz mıydı?
Yine hayır!
Zira ilkmektebin birinci sınıfında okuyan bir çocuğa bir muallim çift meçhullü bir cebir muadelesi veya bir kimya muadelesi yaptırmaya kalksa müfettiş derhal tekdîr eder: «Çocuğun bu sınıfa âid müfredat programındaki dersini okut, çocuğun zekâsını körleteceksin» der.
Saltanat-ı ilâhînin dersleri de böyle sınıf sınıfdır.
Nitekim lisân-ı dinde (Yü'minûne bilgaybi): «Gayba îmân ederler...» denilmiş. Ba'zıları buradaki gaybı (Allah'a îman) diye tefsîr etmişlerse de öyle değildir.
Allah, gayb değildir. Allah'ın saltanatı gaybdır.
-Çocuğu büyüt, okut, askere gönder; bir serseri kurşun hayatını söndürsün. Devletimiz sizi düşmana karşı sürmek istemez. Ne çare ki tükenmeyen harpler bizde erkek mi bıraktı? Allah sizleri ana-babalarınıza, milletimize bağışlasın.