“ İnsan, bir keder ve mutluluk kazanını andıran şu dünyayı incelerken yüzüne cam bir maske takamıyor, sülfür buharının beynini yakmasına, hayal gücünün tuhaf ve korkunç rüyalar üretmesine engel olamıyordu. Öyle sinsi zehirler vardı ki insanın etkilerini öğrenebilmesi için onları tadıp zehirlenmiş olması gerekiyordu. Öyle hastalıklar vardı ki insanın tam olarak ne olduklarını anlaması için hastalanması gerekiyordu. Yine de tüm bu araştırmalar insana büyük bir mükafat veriyor, dünya araştıranın gözünde harika bir yere dönüşüyordu. “