Eskiden izlediğim bütün çocuk oyuncuların güzel ve keyifli hayatlarının olduğunu zannederdim, büyüdükçe ve hollywood hakkında daha fazlasını öğrendikçe aklımdaki bu imaj yavaş yavaş silindi. Jenette Mccurdy de küçükken severek izlediğim oyunculardan biriydi. Fakat o eğlenceli gözüken şov dünyasının arkasında bu kadar kötü bir hayatın olabileceğini tahmin etmezdim.
Jenette Mccurdy, inanılmaz dürüst ve samimi bir şekilde annesiyle olan sağlıksız ilişkisini, yeme bozukluğunu, alkol bağımlılığını, toxic erkek arkadaşlarını ve küçüklükten beri istemediği oyunculuk sektöründe olmanın üzerindeki psikolojik etkilerini yazmış. Bunu yaparken hem kendisiyle ve sorunlarıyla yüzleşiyor hem de bu sorunları yaşayan herkese bunlarla yüzleşme ve iyileşebilme adına umut veriyor. Tabii uyarmadan etmeyeyim, kitabı okumadan önce tetikleyici unsurlara dikkat edilmeli çünkü kitap filtresiz bir şekilde birçok ağır sorunu ele alıyor.
Kitabın başlığının da çok zekice olduğunu söylemek lazım. Annelik toplum içinde hala ‘kutsallığını’ koruyan bir değer o yüzden ‘Annem öldüğü için memnunum’ diyebilmek cesaret gerektiren bir iş. Ama bu konuda ne kadar hassas olursanız olun kitabı okurken yer yer gerçekten de iyi ki ölmüş demekten kendinizi alamıyorsunuz. Çünkü anneliğe bu kutsallığı veren şeyin kaynağı bizzat annelik değil aslında; bu kutsallığı hak ettiren şey hem biyolojik annelerin hem de annelik görevini üstlenen her kadının insanlık tarihi boyunca evlatları için yaptıkları fedekarlıklar, gösterdikleri şefkat ve hayat yolunda veridkleri destektir. Ne zaman ki bir ‘anne’ bütün bu değerlerin aksine evladına bizzat zararı veren kişi olursa ve ona psikolojik ve fiziksel olarak zarar verip bu hayat yolunda evladını daha da zayıf, savunmasız kılarsa artık bu kutsallık vasfını kaybeder. Bunlar