“Katil ya da barmen ya da yazar, ne olduğunun önemi yoktu; kaderi hepimizin ortak kaderi, onun sonu benim sonumdu; ve bu gece, pencereleri kararmış bu kentte onun ve benim gibi milyonlarca insan vardı; ölmekte olan çimen yaprakları kadar ayırt edilemez milyonlarca insan. Yaşamak yeterince zor, ölmekse büyük işti.”
“İnsanlara ne oluyor?
Neden kendi işlerine bakıp başkalarının da kendi işlerine bakmasına izin vermiyorlar. Herkes gerçekten bunu mu konuşuyor? Allah yeryüzünü ve üzerindeki her şeyi yaratalı beri insanlar böyledir. İnsanlar başkalarını tasvip etmedikleri için değil, onları küçümsemek için eleştirirler. Eğer şikayet edecek bir şey bulamazlarsa, uydururlar. Gerçekten sinirlendikleri ve şoka uğradıkları için mi dedikodu yaptıklarını sanıyorsunuz? Tabi ki hayır! Asıl neden, yüreklerini yiyip kemiren kıskançlıktır!”
“Hayatın trajedilerine gelince, bizim sevgimiz onları yener. Sevgi en etkili tedavidir. Mutluluklar felaketlerin çatlaklarında elmas gibi saklıdır, dolayısıyla sevginin hikmetini içimizde hissedelim.”
“Onda sevdiğin şey zekadan daha değerli bir şeydi; onun dürüstlüğünü, vefalı yüreğini sevdin. Saf altın gibi taşıdığı bu değer onun doğuşunda vardı, hayat o yanını hiç değiştirmedi. Birçok zorlukla karşılaştı, donuklaştı, uyuştu, neşesi, zevki bozuldu, yaşama gücünü yitirdi. Ama yüreği hiçbir sahteliğe düşmedi, lekesiz kaldı. En çekici kötülük onu ayartamaz, hiçbir güç onu doğru yoldan çıkaramaz. Bütün kötülükler etrafını alsa, dünyanın altı üstüne gelse Oblomov kötülüğün ardından gitmez, her şeye rağmen temiz, dürüst ve iyi kalır... Ruhu her zaman pırıl pırıldır. Onun gibi insanlara dünyada az rastlanır; kalabalıklar içinde birer inci gibidirler. İlya’nın kalbi bozulmaz, insan her zaman, her yerde ona güvenebilir. Sen onun bu yanına bağlı kaldın, ben de bu yanı için onunla uğraşmayı hiçbir zaman bir yük saymayacağım. Birçok değerli insan gördüm, ama ondan temizine, ondan iyi kalplisine rastlamadım. Birçok insanı sevdim, ama hiçbirini onun kadar candan, derinden sevmedim. Onu bir defa tanıyan artık sevmemezlik edemez. Öğle degil mi?”