Puan vermedi·206 syf.··
2026 65. kitabı
Bu kitaba dair çok fazla olumlu tavsiye okudum, büyük bir hevesle ve merakla okudum. Evet güzel bir kişisel gelişim kitabı, ama zaten bildiğimiz unsurlara eklenen pek az unsur vardı ve okuyucuların neden bu kadar abarttığının sebebini hâlâ bulamadım. Belki de kitabın benimle olan frekansı yüzde yüz tutmamıştır, bilemiyorum. Ama konu ne olursa olsun, abartmayı seven bir toplum olduğumuzu biliyorum.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·216 syf.··
2026 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:36
Çağdaş Amerikan Edebiyatı’nın usta isimlerinden Colson Whıtehead’ın kaleme aldığı Nickel Çocukları etkileyici konusu ile derin ve güzel bir kitaptı… 1960’lar Amerika’sında geçen olayda üniversite hayali ile yola çıkan Elwood’un işlemediği bir suç yüzünden bir nevi ıslah evi tarzında olan Nickel Okuluna gitmesi ve burada yaşananlar üzerine kurgulanan kitap da ;haksızlık,ırkçılık ve herkese eşit şartlar sunmayan adaletsiz bir dünyanın portresini çizen kitabı çok beğendim… Yazarın film tadında ortaya çıkardığı kurguyu ayrıca çok beğendim…Bu kitabı tüm kalbimle tavsiye ederim…
Edebiyat
Nickel ÇocuklarıColson Whitehead · Siren Yayınları · 2019911 okunma
O SON NEYDİ ÖYLE!?
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:09
Eveet, çok uzun zamandır bir inceleme yazmamıştım okul, etkinlikler derken. Şimdi buradayım. İnceleme SPOİLERlı olacak haberiniz olsun. Çok uzun tutmamaya çalışacağım. Açıkçası kitaba ilk başladığımda dünyası beni içine almıştı olaylardan önce. Zalindov adında ölümcül bir hapishane, bu hapishanede çalışan bir şifacı, taht ve taç kavgaları, kimsenin birbirine güvenemediği bir hayatta kalma mücadelesi ve on yıldır hayatta kalmayı başarmış bir genç kız... Ben kitabı okurken sıkılmadım diyebilirim. Bence sizi belirli bir tempoda tutuyor kitap. Sürekli bir merak unsuru mevcut. Ana karakterimiz Kiva tutarlı bir karakterdi ve diğer karakter ile olan ilişkisi gayet dinamikti. Uğruna savaştığı şey ve karakter gelişiminin fiderek büyüdüğünü gördüm. Jaren, uzun süredir okuduğum en iyi erkek karakterlerden biriydi benim için, kim ne derse desin. İkili arasındaki dinamik büyüledi beni. Ama favori karakterim NAARİ. Ölürüm bu kadına. Açıkçası tüm hikaye boyunca en çok güvendiğim, kendimi yakın hissettiğim karakterdi diyebilirim. Tipp benim küçük yavrum. Ölecek diye aklım çıktı valla. Şimdi kitaba dair özellikle bahsetmek istediğim kısma geliyorum. Kitapta beni biraz sıkan tek şey olacakların bir kısmını önden tahmin edebilmem oldu sanırım. Belki buraya kaydettiğim/kaydetmediğim bir sürü fantastik ve distopik kitap okumaktan kaynaklanan önsezimdendir. Evet kivanın şifaya dair büyüsü olduğunu tahmin ettim. Jaren'ın elemental güçlere sahip olduğunu, muhtemel bir kraliyet üyesi olduğunu ve mide hastalığının aslında bir zehir olduğunu anlamıştım. Fakat bunların dışında Kiva'nın asi prenses olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti. Annesinin Tilda olduğu ve bütün kitap boyunca bunu anlamamış oluşuma da şaşırdım açıkçası. Bazı okuduğum incelemelerden ötürü kitaba başlarken biraz düşük
Hapishane ŞifacısıLynette Noni · Artemis Milenyum · 2023906 okunma
10/10
·500 syf.··
2026 7. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:37
Bana müsait zaman ayarlayıp uzun uzadıya inceleme yazdıran hayat size neler yapmaz :) Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan kişiden Allah razı olsun ,Rabbim ona işlerinde başarılar versin . Kitap girişinde şöyle bir ithaf yazılmış ; ‘’ ‘’ “Bilmek” akıl iledir. “Tanımak” akıl ve kalp iledir. “Bilmek” bir sırrı çözmektir. “Tanımak” sırrı eşkere etmektir. “Bilmek” harfleri okumaktır. “Tanımak” okurken yaşamaktır. “Bilmek” bildiklerinin farkında olmaktır. “Tanımak” bilmediklerinin farkında olmaktır. “Bilmek” surete bakmaktır. “Tanımak” sireti görmektir. “Bilmek” selamlaşmaktır. “Tanımak” musafaha etmektir. “Bilmek” adım izlerini takip etmektir. “Tanımak” kol kola yürümektir. Nurettin Topçu’yu bilmekten öte tanımak… Asrın “hareket adamlarına” ithaf ediyorum! ‘’ ‘’ Her ne kadar adamlara ithaf edilmiş olsa da , hocamızın kadınların okuması , çalışması hakkında bazı fikirlerine ters düşse de bir kadın olarak ben de ‘’ hareket kadınıyım ‘’diyerekten üstüme alınıyorum . Nurettin Topçu hocanın hayatını , fikirlerini , hasbihal halinde olduğu kişileri , eleştirdiklerini ve onu eleştirenleri öğrenebilirsiniz. En önemli şey ise lise yıllarımda pek ehemmiyet vermediğim ama sonradan değerini anladığım felsefe alanında ahlak felsefesi , hareket felsefesi ,eğitim felsefesi konularında kendine özgü ve gerçekten harekete geçiren düşüncelerinin olması ve bunu yurtdışında eğitim görüp ülkesine dönmüş bir muallim olarak öğrencilerine -anlamasalar da - anlatmayı kendine vazife bilen bir filozof . Ülkemizde böyle kendini geliştirmiş doğru fikir adamlarının azalmış olduğu şu devirde eğitimine rağmen oldukça mütevazi Nurettin Topçu hocayı bu kitap vesilesi ile tanımak, anlamak benim için şerefti . İçinde altını çizdiğim cümleleri geçtim ‘’sanki hafiften seslenir gibi yazdığı‘’
Nurettin TopçuAhmet Kılıç · Motto Yayınları · 202043 okunma
Düşüncelerim
8/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:24
Gerçek anlamda bir 'tıbbi gerilim' okumak isteyenler için kesinlikle bir başyapıt. Yazarın eski bir hekim olması, kitabın her satırında kendini belli ediyor. İnsan anatomisine dair detaylar ve travma vakalarındaki klinik yaklaşım o kadar güzel aktarılmış ki; tıbbi terimlere aşina biri olarak okurken olayları içerden yaşadım. Kitabın güzel bir diğer yanı ise okurken her şeyi baştan anlamıyoruz. Adım adım dedektiflerle ilerlemek ve absürt hatalarla karşılaşmamak beni sevindirdi. Tıbbi terminolojinin hikayeyi boğmadan, aksine gerilimi artıracak bir zekayla kullanılması harikaydı. Katilin medikal bilgisini tüyler ürpertici bir silaha (özellikle kurbanlarına anestezi uygulamadan yaptığı o 'kusursuz' kesilere) dönüştürmesi gerilimi güzel sağladı. Dedektif Jane Rizzoli'nin erkek egemen dünyada kendini kanıtlama çabası da karakteri çok gerçek kılmış. Kitabın kurgusuna gelecek olursak; Boston’da kurbanlarını gece yarısı yataklarında gafil avlayan ve onlara anestezi uygulamadan akılalmaz cerrahi işlemler yapan zeki bir seri katil dolaşıyor. Basının 'Cerrah' adını verdiği bu katilin tıbbi yöntemleri, yıllar önce öldürülmüş olan başka bir katilin yöntemleriyle birebir aynı. Bütün yollar ve şüpheler ise geçmişte o katilin elinden son anda kurtulan başarılı travma cerrahı Dr. Catherine Cordell'e çıkıyor. Katil, geçmişin hayaletleriyle birlikte geri dönerken Dedektif Jane Rizzoli'nin önderliğinde nefes kesen bir kedi-fare oyunu başlıyor. ****SPOİLER İÇERİR**** Sanırım ilk kitap olduğu için Rizzoli’nin henüz çıraklık yıllarını okuyoruz. Umarım bir sonraki kitapta daha kendiyle barışık ve güçlü bir Rizzoli izleriz. Her şeye rağmen sonda Catherine’in dedektif Moore ile evlenmesine şaşırdım. Peter’la olacakmış gibi hissediyordum. Umarım sonraki kitaplarda Moore hakkında biraz daha bir
Polisiye / Gerilim
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201217,2bin okunma