"Çok değişmişsiniz kardeşim. Eskiden başka bir insandınız, şimdi başka bir insan olmuşsunuz. Biz Avrupa'da rahatça otururken siz harp ettiniz..."
"Yenilmiş çıkılan bir harpte esir düşen bir subaya harp ettiğini hatırlatmamalı... Artık ne değeri var? Yenisine başladık. Harp etmek eskiden erkekçe bir işmiş. Şimdi insanca bir iş... Kadınlar bizden daha iyi dövüşüyorlar. Miting yapıldığı zaman burada olup Sultanahmet meydanını görmeliydiniz. Siyah çarşaflı bir kadın kalabalığı, memleketin üzerinde bir an siyah bir bayrak gibi dalgalandı. Bazı hareketler, o hareketin şeflerine neden o kadar büyük değer verdirebiliyor, ben işte o gün anladım. Miting tepeden tırnağa kahramanlıktı.
Müslümanlar olarak idrak etmekte güçlük çektiğimiz büyük bir problem var. İnsanların Müslüman olması-kalması için bilimsel mucizelere ihtiyacımız olduğunu zannediyoruz. Duyulmadık keşfedilmedik şeyler arıyoruz. İslâm-Bilim hatta Kur'an-Bilim denklemi kurarak bir savunma-hücum mekanizması kurmaya çalışıyoruz.
Oysa Müslüman olan gayrı müslimlere tesir eden şeylerin merhamet, sevgi, Allah'ın insana hitabı gibi şeyler ekseninde gerçekleştiğini görüyoruz.
Dünyayı yeniden keşfetmeye, atomu tekrar parçalamaya ihtiyacı yok insanlığın. İnsanlığın, karakter gösterebilen, harama meyletmeyen, zulmetmeyen, kimsenin hakkını çalmayan, kimseyi aldatmayan, güvenen ve güvenilen Müslüman'a ihtiyacı var.