Hele hayran kalır insan yetişen gençlere de:
Bunların birçoğu tahsîl eder İngiltere'de;
Sonra dindaşlarının rûhu olur, kalbi olur,
Çünkü azminden, ölüm çıksa, o dönmez, sokulur.
Öyle maymun gibi taklîde özenmek bilmez;
Hiss-i milliyyeti sağlamdır onun, eksilmez.
Garb'ın almışsa herif, ilmini almış yalnız,
Bakıyorsun: Eli san'atli, fakat, tırnaksız!
Fuhşu yok, içkisi yok, himmeti yüksek, gözü tok;
Şer'-i ma'sûma olan hürmeti bizlerden çok.
Böyle evlâd okutan milletin istikbali,
Haklıdır almaya âgûşuna istiklâli.
Yarın olmazsa, öbür gün alacaktır mutlak...
Uzak olmuş ne çıkar? Var ya bir âtî ona bak!
İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de!
Yoksa, bir maksad aranmaz mı bu âyetlerde!
Lâfzı muhkem yalınız, anlaşılan, Kur'ân'ın:
Çünkü kaydında değil, hıçbırımız ma'nânın.
Ya açar Nazm-ı Celîl'in, bakarız yaprağına;
Yahud üfler geçeriz bır ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyle bilin,
Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için!
İnsan'ın zihni ve fikrî işgalden kurtulması için rızık endişesinden kurtulması, Allah'a sığınması gerekir.
Sonrasında dünya sisteminin sunduğu ekonomik alanın dışına çıkabilmesi, orada bir hayat kurabilmesi en azından buna inanıyor olması şart.