5/10
·248 syf.··
2026 41. kitabı
Merhabalarrrr Sam, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir arkeoentomolog olarak yaptığı çalışmaların ardından Kuzey Carolina'daki annesinin yanına döner. Fakat karşısına çıkan manzara, hafızasındaki evden çok farklıdır. Bir zamanlar hayat dolu olan annesi artık sürekli tedirgin, korkularının içinde yaşayan biri hâline gelmiştir. Evin içindeki soğuk ve yabancı atmosfer geçmişteki huzurlu aile bağlarının yerini büyük bir huzursuzluğa bırakmıştır. Üstelik yıllar önce hayatını kaybeden baskıcı anneanne Mae'nin hâlâ bu evde bir etkisi varmış gibi hissettiren davranıslar, Sam'in kafasındaki soru işaretlerini daha arttırır. Bahçede bulunan garip nesneler, evin çevresinde dolaşan akbabalar, geceleri duyulan tuhaf sesler ve annesinin açıklanamayan hareketleri Sam'i giderek daha büyük bir gizemin içine çeker. Arkeolog kimliğiyle geçmişin kalıntılarını araştırmaya alışkın olan Sam, bu kez kendi ailesinin geçmisinde saklanan karanlık sırlarla yüzleşmek zorunda kalır. Özellikle bahçedeki gül ağacının altında bulunan kavanoz dolusu insan dişi, bu evin göründüğünden çok daha farklı bir hikâyeye sahip olduğunu ortaya koyar. Kitabın kapağı ve arka kapak tanıtımı bende büyük bir merak uyandırmıştı, konusu da oldukça ilgi çekici görünüyordu; aile sırları, geçmişle yüzleşme ve hafif ürpertici olatlar güzel bir atmosfer oluşturabilecek bir potansiyele sahipti. Ancak okuma sürecinde aynı etkiyi bulamadım. Hikâyenin ilerleyişi beklediğim kadar akıcı değildi. Yazarın anlatımı zaman zaman fazla detaylara girerek ana olaydan uzaklaşmıs ve kurgunun temposunu düşürmüş gibi hissettirdi. Bazı bölümlerde atmosfer oluşturma çabası güzel olsa da olayların ilerlemesi ve karakterlerin işlenişi bana yeterince güçlü gelmedi. Çeviriden mi yoksa yazarın anlatım tarzından mı kaynaklandığını
Sağlam Kemikten Bir EvT. Kingfisher · Eksik Parça Yayınları · 202540 okunma
5/10
·632 syf.··
2025 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 00:00
Kitap gerçeği çok yansıtmıyor Catherine gerçek hayatta böyle karakterde biri değildi ama yine de Catherine'in sabrını tam olarak göstermişti. Tudor Dönemi'ne oldukça hâkim olduğum için tabii ki okuyorum beğendim biraz diğer kitaplarına göre yavaş ilerliyor ama yine de o Tudor sadayında dolaştırıyor bizi. Yine de Aragonlu Catherine'i böyle yazdığı için biraz hayal kırıklığına uğradım.
Mahkum PrensesPhilippa Gregory · Artemis Yayıncılık · 20121,503 okunma
Reklam
10/10
·184 syf.··
2026 49. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:05
Başlarda Sare’nin Mehmet’e olan sevgisini ve bağlılığını okurken duygusal bir hikâye okuyacağımı düşündüm. Sare’nin şarkılarda Mehmet’i bulması ve birbirlerine olan aşkları çok güzeldi. Sonra gelen bir telefonla her şey değişiyor. Mehmet, yaşanan bir tekne kazasında hayatını kaybediyor ve Sare kendini büyük bir acının içinde buluyor. En zor olan şey ise vedalaşamamak ve içinde dönüp duran “keşke”lerle yaşamak. Kitap, kaybı, özlemi ve yas sürecini oldukça duygusal bir şekilde anlatıyor. Okurken Sare’nin acısını hissettim. Beni en çok etkileyen noktalardan biri ise kitabın gerçek bir acıdan doğmuş olmasıydı. Yazar da eşini bir tekne kazasında kaybetmiş. Daha da duygusal olan ise eşinin rüyasında ona “Yalnızlığı sen seçmedin” demesi ve kitabın adının buradan gelmesi. Bu detayı öğrendikten sonra kitap bana çok daha anlamlı ve etkileyici geldi.
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 37. kitabı
Kinsun’un Pes Etme Mucizeler Yolda adlı kitabını okurken, bana en çok umut duygusunu hissettirdi. Kitap, hayatta ne kadar zor zamanlardan geçersek geçelim vazgeçmememiz gerektiğini ve her şeyin bir zamanı olduğunu anlatıyor. Okurken kendimi daha olumlu düşünmeye çalışırken buldum ve bazı bölümlerde gerçekten motive oldum. Kitap, okuyucuya sabırlı olmayı ve hayatın akışına güvenmeyi hatırlatıyor. Yazarın dili oldukça sade ve anlaşılır. Bu yüzden kitap kolay okunuyor ve verdiği mesajlar doğrudan okuyucuya ulaşıyor. Kitapta karmaşık olaylardan çok, insanın iç dünyasına ve düşüncelerine odaklanılıyor. Bu da okurken kendimi sorgulamama ve bazı konular üzerine düşünmeme neden oldu. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey, insanın kendi değerini fark etmesi gerektiğinin vurgulanmasıydı. Bazen istediğimiz şeylerin hemen gerçekleşmemesinin kötü bir durum olmadığını, her şeyin doğru zamanda olacağını anlatıyor. Bu düşünce bana oldukça anlamlı geldi. Ayrıca şükretmenin, sabırlı olmanın ve umut etmeyi bırakmamanın öneminden de sık sık bahsediliyor. Bence kitabın en güzel yanı, okuyucuya kendini kötü hissettirmeden motive etmeye çalışması. Sürekli nasihat veren bir kitap gibi değil, daha çok bir arkadaşın insanı cesaretlendirmesi gibi bir havası var. Bu yüzden okurken sıkılmadım ve anlatılanlara kendimi yakın hissettim. Sonuç olarak Pes Etme Mucizeler Yolda, bana zor zamanlarda umudumu kaybetmemem gerektiğini hatırlatan bir kitap oldu. Okuduktan sonra bazı olaylara daha sakin yaklaşmaya başladığımı fark ettim. Bu yüzden benim için hem motive edici hem de düşündürücü bir eserdi.
Pes Etme Mucizeler YoldaKinsun · Destek Yayınları · 20202,809 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 23:57
Aydınlanma'nın getirdiği özgürlüklerin aynı zamanda disiplin sistemlerini de icat ettiğini ileri sürer Foucault. Daha fazla hak ve özgürlük, daha fazla gözetim, sınıflandırma ve kayıt ile aynı pakete dahil olarak gelir. Kazanımlar, yeni yönetme tekniklerinin gelişmesine sebep olarak iktidarın bir şekilde çatlaklardan içerisi sızmasına engel olunamayacağını gözler önüne serer adeta. Kapitalist ekonominin büyümesini bu süreçten bağımsız okuyamayız. Disiplinci iktidarı gerektiren böylesi bir ekonomidir; öngörülebilir, hesaplanabilir, verimli ve yönetilebilir insanlar üretmek için bedenin disipline edilmesi gerekir. Bunu sağlayan ise fabrikalar, okullar, kışlalar ve hapishanelerdir. Foucault'nun iktidarın yasalarla işlediği düşüncesine karşı çıkması, üzerine düşünmemiz gereken bir başka nokta. Ona göre iktidar büyük oranda hukukun dışında, gündelik hayatta işler: Not verme sistemi, performans değerlendirmesi, psikolojik testler, sınıflandırmalar vs. yoluyla disiplinci iktidar işler. Bu haliyle iktidarı yalnızca yasaklayan, ceza veren olarak değil, insanları, kurumları, bilgileri ve normları üreten bir şey olarak görmek gerekir. İktidar biçim değiştirmekte, eskinin cezalandırıcı iktidarı dönüşüm geçirmektedir. Ama bu onun insancıllaştığı anlamına gelmez, yalnızca daha incelikli hale gelir. Modern birey de iktidar tekniklerinin bir ürünü olarak çıkar karşımıza, nitekim neyin normal olduğunu belirleyen de iktidardır. Modern birey, insanları daha faydalı, verimli ve yönetilebilir hale getirmeyi amaçlayan disiplin tekniklerinin ürünüdür. Sınavlar, koğuş düzenleri, modern hapishaneler, bunların hepsi insanları disipline ederek modern bireyi üretir. Hapishanelerin suçu azaltmak için var olduğuna ilişkin inancı reddeden Foucault, asıl amacına ulaşmakta hapishaneleri ve benzer
Hapishanenin DoğuşuMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 20261,382 okunma
İntikam soğuk yenen yemektir...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:49
Spoiler sayilmaz kitabın konusu zaten beli :) Bir kitapta birinin başladığı işi bitirmesini her zaman çok severim ve bu kitap da bitiş çizgisine muhteşem bir şekilde ulaştı! O Başladı, en iyi arkadaş olduklarını iddia eden, birbirinden boş, kıskanç ve sevimsiz dört kadının özel bir bekârlığa veda partisine davet edilmesini konu alıyor. Bu rüya gibi bekârlığa veda partisi, 10 yıldır görmedikleri ve okul yıllarını cehenneme çevirdikleri Poppy Greer'a aitti. Poppy'yi hiç sevmemişlerdi; hatta onu sürekli rahatsız etmiş, zorbalık yapmışlardı. Ama insanlar değişebilir, değil mi? Hayır. Zamanla sadece daha iyi rol yapmayı öğrenirler... Konuya dönersek; bu boş beleş dört kadın, özel bir adada düzenlenen her şey dâhil bekârlığa veda partisi davetini daha çok bir tatil fırsatı olarak görürürler. “Eski arkadaşlar olarak biraz eğleniriz” kafasıyla, fazla düşünmeden daveti kabul ediyorlar. Yol boyunca içlerinde az da olsa korku ve şüphe taşısalar da sonunda adaya ulaşıp Poppy ile yeniden bir araya geliyorlar... Kitap boyunca bu dört kadını — Annabel, Chloe, Tanya ve Esther'i — kendi bakış açılarından anlatılan bölümler sayesinde yakından tanıyoruz. Ve söylemeliyim ki, her biri bir birinden daha sevimsiz, daha itici ve daha basit. Bunun yanında, Poppy'nin geçmişte yaşadıkları olaylara dair düşüncelerini de yazdığı günlüklerden öğreniyoruz. Eğer kötü kız hikâyelerinden hoşlanıyorsanız, bu kitap bu konuyu bambaşka bir seviyeye taşıdığından emin olabilirsiniz! Kitap boyunca sürprizler, gerilim ve sürekli artan bir tedirginlik hissi eksik olmuyor. Okuyucu arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun keyif alacağını düşündüğüm, oldukça eğlenceli ve sürükleyici bir okuma oldu. Not intikam için bu kadar sabırla bekleyebilen insanlara hayranim...
O BaşlattıSian Gilbert · Artemis · 2024166 okunma
Reklam
Reklam