"Hiç yaşamadım ki ölemem o yüzden" dizesi yakamı bir türlü bırakmadı. Anlaşılan o ki, Allah yolunun yolcusuna yaraşan, kendi acizliğini fark edip kabullenmek ve hayat bulmak için ölmekti. Yani, Allah'ın indinde hayat bulmak için, maddi arzular ve istekler itibarıyla ölmeden önce
.mek gerekiyorduة
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendini özerk olarak deneyimleme kapasitesi, kendisinin başka herkesten ayrı bir kişi olduğunun gerçekten farkına varmak anlamına gelir. Acı ve sevinçte ne kadar derinden başkasına el versem de o ben, ben de o değilim. Ne kadar üzüntülü, ne kadar sıkıntılı olursak olalım, tek başına var olabiliriz. Öteki kişinin kendi edimselliği içinde ben olmadığı olgusu, bununla eşit derecede gerçek olan ona bağlılığımın benim bir parçam olduğu olgusu tarafından dengelenir. O ölür ya da giderse yok olur, ama benim ona bağlılığım devam eder. Yine de son uğrakta ben bir başka kişinin ölümünü onun yerine ölemem; ne de o benim ölümü mü ölebilir. İş buraya gelince, Sartre'ın Heidegger'in bu düşüncesi üzerine yorumunda belirttiği gibi, o benim yerime sevemez veya karar veremez; benzeri şekilde ben de bunları onun yerine yapamam. Kısacası, o ben olamaz, ben de o olamam.