Kimi zaman hayatta hiç tanımadığınız kişilerle öyle karşılaşmalar olur ki, kendileriyle daha bir kelime konuşmadan, sanki birdenbire ilk bakışta onlarla ilgilenmeye başlarız.
Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin. Ben ‘seni sevdiğimi bilmeni’ değil, ‘seni sevdiğime inanmanı’ istiyorum. Çünkü bilmek beyinle, inanmak kalple yapılan iştir ve ben, kalbini beynine tercih ederim.
Sürekli benim ne düşündüğümü tahmin ederek onun da üstüne çıkmaya çalışan bir kitaptı. Karakterimizin kendini anlattığı ilk 10 bölümde sıkıldım. Sonra kardeşinin hikayesini anlatmaya başlayınca kitabı elimden bırakmadım. Keşke sadece kardeşinin hikayesi olsaydı o zaman daha iyi olurdu dedim ama kitap sanki bunu da tahmin etmiş gibi sonunu öyle bir bağladı ki her bölümün gerekli olduğuna kanaat getirdim.