Puan vermedi·280 syf.··
2026 3. kitabı
Bugün bir anne olarak kendimi çok tükenmiş hissettiğim bir gündü. Çocuğumu, arada sırada onun bir diğer ebeveyni olduğunu hatırlayan canım eşime bıraktım (eşimi seviyorum ama bu cümleyi tüm anneler anladı bence) Biraz kendimle kalmaya ihtiyacım vardı; kitabımı kaptığım gibi kendimi doğaya attım. ​Ve tam 14. sayfada bu cümle karşıladı beni: ​"Çocuğun olduğu yerde sessizlik olmaz." ​Bu kitap resmen benimle konuştu! Sizce de bu sihir değil de ne? En derin yalnızlığımızda rehberlik eden kitaplara öyle ihtiyacımız var ki... Bu bölümü bitirdiğinizde, çocuklarınızın hayatınıza kattığı her bir ses için içinizden binlerce kez şükretmek gelecek, eminim. ​ Hadi gelin, birlikte okuyalım! ​Bu kitabı okudunuz mu veya listenize aldınız mı? Bizimle konuşan bu sayfaların içinden kalbinize en çok dokunan cümleleri yorumlara yazın, harika bir anne-baba dayanışması başlatalım. ​Çocuklarımızı büyütürken yalnız olmadığımızı hatırlamaya ihtiyacımız var. İzin verelim kitaplar elimizden tutsun, izin verelim el ele verelim. Hem kendimiz hem de yetiştirdiğimiz nesiller için birlikten kuvvet doğsun! Profilimdeki linkten Instagram'a beklerim. Kitap incelemelerimin görsel ve video içeriklerini Instagram hesabımda paylaşıyorum.
imdat
Yok dayanamıyorum, bir kitaba başlayıp yarım bırakmaktan veya bir seriyi yarım bırakmaktan nefret ederim ama olmuyor yani sabredemiyorum. Okurken gerçekten sinir harbi geçiriyorum. Kadın aklımla dalga geçiyor resmen ya. Hiçbir şey mi manalı olmaz, hiçbir olayın mantıklı bi sebebi yok. Bi karakter atıyor ortaya en kötüsü en nefret dolusu bakışları olan bi tip 50 sayfa sonra aa bunu iyi yapalım aslında yaptığı her şeyin böyle bi sebebi olsun. Ya ama bize bi hissettir bunu karakterde damdan düşer gibi aniden aklına geldiği gibi yazamazsın. Dünyanın bi düzeni yok oturmuş hiçbir şey yok. Ölümüne korunan kaç yıllık şehir ortalık malı oldu. Önem verilen durumlar 5 dakika sonra harcanabilir bi konumda oluyor, e hal buyken ben okuduğumu ciddiye alamıyorum yani. Zaten Ryhs ve Feyre beni çıldırtıyor yani her ortamda bi çekim muhabbeti ay tamam anladık en çok sizsiniz. Zamanında taciz edildiği için korunma olarak kütüphaneye sığınmış kadınlar hakkında konuşup bunun dramını yapıp 3 sayfa sonra orada sevişmekten bahsediyorlar ya gerçekten mi! Bu seriyi neden bu kadar çok seviyorlar hiç anlam veremedim maalesef. Yan karakterler daha aklı başında ama yine derinlik yok bi türlü okura geçmiyor. Yazar o an karar verip böyle bir şey olsun diyip yazıyor hissi veriyor. Zaten 2. Kitaptan sonra sabrım dolmuştu çünkü onun serinin en iyi kitabı olduğunu söylüyorlardı. Hadi dedim inat ediyim biraz daha okudum, ki bu kitabın başı güzel başladı bence Tamlinin sarayını içten çökertme çalışmaları olsun, kemik toplayan adama ziyaret olsun güzeldi ama gerçekten her yerden bi saçmalık fırlıyor iki güzel olaya denk gelicem diye bu kadar vaktimi vermeye katlanamıyorum yani. Her şey çok zorlama Tamlin nefreti de başta geliyor mesela. Yan karakterler daha sevimli mesela onları okusaydık sadece keşke
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,517 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·93 syf.··
2026 42. kitabı
İnsanın Dört Zindanı, Ali Şeriati'nin farklı fakültelerde vermiş olduğu konferanslardan derlenmiş bir eser. Şeriati, "İnsan Nedir?" ve "İnsanı beşerden ayıran nedir?" sorularını detaylıca cevaplandırarak insanı, bilinçli, seçici, yaratıcı ve sürekli gelişim/oluş süreci içinde olan bir varlık olarak tanımlıyor. İnsana özgü en üstün varoluş "başkaldırıyorum o halde varım"dır. Burada yazarın değindiği nokta, bilinç ve seçme özgürlüğüne sahip insanın, dört zindanından kurtularak hakikat perdesini aralaması ve ona ulaşma çabasıdır. Bu dört zindan; doğa, tarih, toplum ve benliktir. İçine doğmuş olduğumuz toplum, doğa ve sahip olduğumuz tarih, bizi şekillendirir, sınırlandırır, belli bir kalıba sokar ve roller biçer. Yani bi nevi bugünümüzü ipotek altına alır. Bu üç zindandan kurtulmak, bunların yapısını, felsefesini anlamak ve bu doğrultuda hareket etmekle mümkündür. Dördüncü zindan benlik(ego) ise, insanın en aciz olduğu zindandır. Buradan çıkış "Aşk" ile mümkündür. Yazarın aşktan kastı şudur: " Muktedir bir güç hesapçı ve oportünist akıldan daha üstün bir güç olmalı ki benim özümde, insan beninin özünde, fıtratımın derinliklerinde beni fışkırtsın, harekete geçirsin, içten kendime karşı bir devrim koparsın; yoksa bu iş doğal yasalarla olmaz, içten bana, bene karşı bir baş kaldırı kopmalı. Çünkü dördüncü zindan benim içimin bir parçasıdır." Tanrı varlığımızı bize vermiştir fakat mahiyetimizi kendimiz, kendi irademiz ile yapmalıyız, der. Bu dört zindanın esiri olan insan, geliştiği, tekamül kazandığı ölçüde bu zorlayıcı etkenlerin elinden kurtulabilir ve o zaman insan olma sürecine girerek bu belirleyicilik ve zindanlardan kurtulup özgürleşir.
İnsanın Dört ZindanıAli Şeriati · Fecr Yayınları · 20175,9bin okunma
Puan vermedi·%46 (161/344 syf.)·
Bu kitabı 161. Sayfasında bırakıyorum ilk sayfadan itibaren gereksiz ayrıntılarla dolu o anda dinlenilen şarkıdan içtiği kahvenin nasıl olduğuna kadar anlatıyor biraz anlatırsın hayal etmemiz için ama süreklide olmaz boş yaptığı kısımları çıkarırsan 100 sayfayı bulmaz bu kitap karakterlerinde ne olduğu belli değil hiç biri düzgün yazılmamış bir de sürekli geçmişe git geleceğe gel sıktı bu olay şuan ben kızın hayatının hangi evresindeyim diyordum hep. Kitaba vasat demek isterdim ama vasat bile buna az kalır çok kötü bir kitap tt ta sürekli önüme çıkıyordu kapağıda hoşuma gitmişti diye okumaya başlamıştım ama yok bunu okumaya devam etmemin imkanı yok. İlk kitabıymış mümkünse yazmasın bir daha. Okurken bunu bende yazarım dedim edebi bir şey zaten yok bari olayı uzatmadan anlat ıssız adamın kitabı gibi olmuş adam kızın hayatına giriyor sonra ben kaçıngan bağlanıyorum ayağı (yersen) Başladığım işi bitirmeyi severim ama bunu bitirmemin imkanı yok zamanıma yazık ve bu kitabı basmak için kesilen ağaçlara yazık (iyi ki e kitap olarak okumuşum)
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,932 okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024620 okunma
9/10
·486 syf.··
2026 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:11
The Conti Family adlı mafya serisinin ilk kitabı kendileri ve bayıldım yazarın dili anlatımı falan süper on bile verebilirdim ama tek bir nokta yüzünden vermedim . Ana çifte tek kelime ile bayıldım korkunç bir durumda bu kadar derin sevgi anlayış adam zaten şahane Luca bebeğim taptım sana :D Don Luca Conti 11 sene hapisten sonra şartlı tahliye ile salıverilen Conti mafyasının başı inanılmaz karizmatik şahane bir adam . Hapse girmesine sebep olan tanıklığı büyük kızı yapmış o konuları arada öğreniyoruz zaten . Aralarında olan durumu neden işlerin o noktaya geldiğini falan küçük küçük okuyoruz ayrıca kızın evlendiği çok güçlü zengin bir adam var . Bu adam Luca 'nın kaldığı hapishaneyi satın alıp son beş senesini orada ona zehir ediyor . Adam içerdeyken bunların işler hiç bozulmamış zira oğulları kardeşleri dehşet birbirine ve e önemlisi Luca'ya sadık . Adamın çıktıktan sonra asıl amacı kızının kocasından falan intikam almak yani ortama sertçe dönmek . Fakat erken tahliye duruşmasında savcı hatun adamın hayatını değiştiriyor . Elana 32 yaşında işinde çok iyi hırslı sisteme sadık Savcımız kendileri duruşma sırasında bunlar birbirlerini karşılıklı görüyorlar . Ve iki tarafında dengesi kayıyor resmen bu arada Luca mesela ilk karısı ile aşk ile evlenmiş ve çok güzel ilişkileri varmış . Bu ayrı hoşuma gitti genelde böyle olmaz zira . Neyse Luca şartlı tahliye alıyor ayağa takip kelepçe olacak vs bunun bir gece öncesi Luca kadını gizli numarayla arıyor kısa bir konuşma oluyor aralarında . Ertesi gün kuralların görüşmeleri için toplantı oluyor bunlar yine karşılaşıyor artık ortada manyak bir çekim var . Durum o kadar olanaksız ki devamlı bu iş nasıl olacak diyorsunuz . Luca ertesi gün manyak gibi korunan Elena'nın evine gecenin bir yarısı geliyor ve dehşet seksi tutku dolu bir
LucaClaire Kirby · Independently published · 01 okunma