Yaşama kurallarından habersizim. Tek başıma beceremediğim bir yaşantıyı, birlikte nasıl sürdürürüz?
Başkalarını taklit ederdik. Olmaz. Yaşamayı taklit ederek insan ancak yirmi beş yıl kadar yaşar senin gibi.
Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek. Gerçekten inanmaktır, tüm inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütün varlığı ile teslim olamamışsa, yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur. Kıskançlık inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür. Şüphenin olduğu yerde, inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada. Kıskançlıksa; kutsal bir duadır, dudağında sevenlerin. Sevmek; var olmaktır bir bakıma, derinden bakılınca yokluğa benzer. Sevmek; bütünlenmektir.
Aşk hakkında ne diyebilirim? Acı çekenlere teselli etmek için acıya verilen isim budur. Bedbaht olmak için ancak iki usul vardır. Ya sahip olmadığını arzu etmek, yahut arzu edilmekte olana sahip olmak. Aşk birincisi ile başlayıp, en acıklı vaziyette, yeni muvaffak olur olmaz, ikinci ile nihayet bulur. Tanrılar bizi sevmekten korusunlar!