Kitaplığımda yılllardır duran defalarca başlama girişiminde bulunup benim de her defasında yarım bıraktığım o meşhur kitap TUTUNAMAYANLAR...
Demek ki neymiş nasip vaktine gebeymiş.
2023’ü yarım bıraktıklarımı tamamlamak, ertelediklerimi hayata geçirmek daha doğrusu korkularımı yenmek için bir başlangıç saydım aslında. Bu da her son yeni bir başlangıca gebedir diyelim. Hazır kitap okumak rutinlerimde yerini almışken neden OĞUZ ATAY’IN TUTUNAMAYANLAR’ı ile başlamayayım deyip girdim bu yola. Ama ne güzel bir yolmuş. Kitap Oğuz Atay’ın en tanınmış ve benim de okuduğum ilk kitabı.
***
Selim Işık intihar etmiş tutunamamıştır hayata. Hatta’ Tutunamayanların arasında yeri yoktu, derler. O kim, tutunamamak kim derler.’diye de kendisi hakkında böyle düşünüleceğini söyler. Anlatamamıştı derdini kimseye nedense yitip gitmesinin neredeyse tüm sebebini kendinde görmüştü.Haklı mıydı peki? Bence hayır. Evet ne kadar hayata tutunmak bizim elimizdeyse bir o kadar da bizle olan herkesle alakalı. Çünkü ne diyor Selim ‘Kimse, karşısındakinin parçalanışını görmek istemiyor.’ Dinlemediler, anlamak istemediler çünkü ve ekler: ‘Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler. Ben de kolayca razı oldum bana öğretilen bu yanlışlara. İnsan kendi bulurmuş doğru yolu.Ben bulamazdım. Bana, başkalarına gösterdikleri basmakalıp yolları öğrettiler. Balka bir türlü itina ile tutmalıydılar beni. Olmayınca da anormal dediler. Ben de kendimi anlayamadım: Bütün hayatım boyunca normal bir adam olmaya çalıştım.’Başka bir türlü itina ile tutamadılar işte ve tutunamadı.
Turgut Özben ise arkadaşı Selim’in gazeteden intihar haberini öğrenir nedenini araştırmaya, arkadaşlarından bilgi toplamaya başlar ama aynı zamanda kendisinin de bir tutunamayan olduğu