Puan vermedi·724 syf.··
2023 9. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 23:01
Nasıl başlayacağımı bilememekle beraber kelimelerin eşsiz gücüne inanarak yazıyorum giriş cümlemi. Selim ışık'ın yanlızlığını kelimelerle beslediği gibi bende içimde birbirine girmiş duygularımı kelimelerle beslemeye çalışıcam. "İnsanlar! Neden kaybolup gitmeme izin veriyorsunuz?" Selim etrafındaki insanların ona karşı ilgisizliğinden yakınır ama farkında değildir kendi ilgisizliğinden. Selim'in içinde hayata dair bir şey kalmamıştır artık. Ölmek istemektedir. "Aynı zamanda kişiliğimi aşağılık bir duruma getirmeye çalışıyorum. Belki ölüm geldiğinde beni ölmeye değer bir yaratık bulmayacak." sözünden. Ölümü hak etmek istediğini söylemek yanlış olmaz sanırım. Turgut arkadaşı Selim'in ölüm haberini aldığından beri başka bir şey düşünemez. Selim hakkında daha çok şey öğrenmek, bilmek ister yolu süleyman kargı ile kesişir ve farkında olmadan uzun bir yola çıkar. Bu uzun yolda Olric Turgut'un hep yanındadır. Yada aklında. Kaybedilenler unutulabilir mi? Geçmişte kalan anılar, kişiler, yaşantılar. Üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin unutulmaz fikrimce. Turgut'un da bu satırlarda belirtti gibi; "Bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü yetmiyor. Bir duvarda iki satır yazı, bir albümde soluk bir resim, bir hafıza da silik bir hayal olarak kalıyor istemese de. Bütünüyle unutulmak gibi acıklı bir oyuna kimsenin yüreği dayanmıyor." Karışık duygularla okuduğum belki bazen bazı yerlerde anlam veremediğim tutunamadığım bir kitap oldu. Bu kadar zaman neden kitaplığımda beklettiğimi sordum kendime ama belki de daha erken okuduğumda hiç tutunamacaktım. Elimden kayıp gidicek ve yarım bırakılmış bir kitap olarak yıllanıcaktı kütüphanemde. Her kitabın bir zamanı var ve tutunamayanların zamanı tam da içinde bulunduğum zamanmış benim için. Kitaplar bekler zamanını ama bazen sevdiğimiz
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
Tutunamayanlar | Oğuz Atay
Puan vermedi·724 syf.··
2023 8. kitabı
·
258 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2023 08:14
Tutunamayanlar 1972’de yayımlanır.Yayımladığı yıllarda çok dikkat çekmese de on yıl kadar sonra eleştirmelerin dikkatini çekmeye başlar.Eser aynı zamanda TRT roman ödülünü de kazanmıştır. O dönemlerde kitabı okuyan bir çok eleştirmen yazarın deli olduğunu düşünür. • Eserin birbirinden bağımsız gibi görünen aslında birbiriyle bağlantılı her bir bölümü (iç içe geçen alışılmamış kurgulardan ibarettir.) kitabın tamamını oluşturuyor.Kitabın tamamı ele alındığında postmodern romanın ilklerini barındırdığını görüyoruz. • Romanın hem dış hem de iç kurgusu var. Romanın dış kurgusunda Turgut Özben çıkardığı notları gazeteciye göndererek yayımlamasını ister. Gazeteci notları, notlardaki isimleri değiştirerek yayımlar.İç kurgusunda ise Turgut arkadaşı Selim’in intihar ettiğini öğrenir ve intiharının sebeplerini araştırmaya başlar. Bu süreç içerisinde Selim’in bıraktığı notları, şiirleri ve günlüklerini okur.Arkadaş olduğu diğer insanlarla görüşür ve onlarla arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışır.Zamanla Selim‘deki kafa karışıklığını ve onun bunalımlarını anlamaya başlar. Bu kadar yakın arkadaş olmasına rağmen olanları nasıl fark edemediği için kendisini de suçlar.Gittikçe Selim’le olan bağı artar ve kendisini de artık bir tutunamayan olarak görmeye başlar. • Süreç içersinde,kendi içinde oluşturduğu bir “ben”diyebileceğimiz Olric oluşur.Olric ile konuşmaları ise çoğunlukla Selim’e dair ve hayata yönelik eleştirilerdir. Hayatı, ilkokuldan üniversiteye kadar olan ki eğitim,devlet ve halk ilişkileri, sosyal yaşantılar, aile ve evlilikler alay edici bir dille eleştirilir.Bu açıdan kitabı kaplayan bir kara mizah var. Bu bölümlerde kitabı okurken oldukça eğlenebilirsiniz.Ben bunu düşünmüştüm ancak dile getirememiştim diyeceğiniz anlarda olabilir. • Selim zaten intihar etmiş.Turgut’un ise
Edebiyat & Roman
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·724 syf.··
2023 39. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 18:40
1000Kitap Oğuz Atay "Hayat aslında rastgele, tesadüflerle dolu, yer yer eğlenceli, karmaşık; uzaktan bakıldığında da akan bir nehir gibi süreğen ve devamlıdır." Oğuz Atay’ın yazıldığı dönemde büyük tartışma konusu olan eseri Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü aldı. 1972 yılında yayınlandı. Her yıl çok satan kitaplar arasında yer alan eserdir. Tutunamayanlar, hayatın kendisi kadar karmaşık, çoğu zaman hayatın kendisi kadar anlaşılmaz, kişilik analizleri ve ayrıntılarla dolu bir romandır. Tutunamayanlar biçim ve anlatım bakımından önemli bir yenilik denemesidir. “Dört bölüm” ve “yirmi altı alt bölüm”den oluşan roman, “Sonun Başlangıcı”, “Yayımlayıcının Açıklaması”, “Turgut Özben’in Mektubu”, “Numaralanmış Bölümler” ve “Özel Bölümler” olarak düzenlenmiştir. Roman, içi içe geçmiş üç hikâyeden oluşmaktadır. Romanda, hangi düşünceye tutunmaya çalışırsa çalışsın, onun anlamsızlığının farkına varan bir aydının, kendisiyle girdiği savaşı kaybederek intihara sürüklenişi anlatılmaktadır. Romanda her karakterde Oğuz Atay’dan bir parça görüyoruz. Kişiler farklı ama sorgulamalar aynı. Romanın adı dahi kendini başkalarından ayıran, sanki acı çekmeye mecbur bir grup insanı anlatıyor. Romanda genç bir mühendis olan Turgut Özben, yakın arkadaşı Selim Işık’ın kendini bir tabancayla vurarak intihar ettiğini gazetelerden öğrenir ve bundan çok etkilenir. İntiharın nedenini merak ederek araştırmaya başlar. Selim’in arkadaşlarından Metin ve Esat’la görüşür. Turgut, Selim’in arkadaşlarıyla konuştukça onun farklı yönlerini de görmeye başlar. Selim’in her arkadaşı onun farklı bir yönünü anlatır. Turgut, bir yandan Selim’in arkadaşlarıyla konuşurken bir yandan da Selim’in annesinin yanına gidip gelmeye başlar. Selim’in odasına girerek onun notlarını, adreslerini ve kitaplarını incelemeye
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
8/10
·770 syf.··
2023 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2023 17:01
“Düğümler istenildiği anda çözülmüyor. Bir söylemekle açılmıyor kapılar.” Turgut, arkadaşı Selim’in intihar ettiğini gazetelerden öğrenir, çok etkilenir ve nedenini araştırmaya başlar. Selim’in arkadaşlarıyla görüşür. Selim’e ait şiir ve yazılar elde eder. Selim ile ilişkisi olan Günseli ile tanışır. Selim’in hayatını irdeledikçe Selim’in hastalandığını, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadığını düşünmeye başladığını, ölüm korkusuyla yaşamaktansa intihar ettiğini öğrenir. Selim de bir “Tutunamayan”dır. Olric, Turgut’un hayali arkadaşı, aslında iç sesi. Olric konuşmalarıyla Turgut’un iç hesaplaşmalarına bolca yer verilmiştir. Olric ile yaptığı konuşmalardan kendisinin de bir ‘Tutunamayan’ olduğunun farkına varır. Trene biner ve bilinmeyen bir yere, uzaklara gider. Trende karşılaştığı bir yolcuya bir gün bir yazı bırakarak ortadan kaybolur. Karmakarışık, anlaşılmaz, konudan konuya geçen diyaloglarla ve analizlerle dolu bir kitap. Sonsuz bir anlam arayışı anlatılıyor. Özellikle baş kısımlarda sıkılmak normal. En çok yarım bırakılan kitaplardan olmasına şaşmamak gerek. Herşeye rağmen, herkesin hayatına dokunacağını düşünüyorum.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
7/10
·1088 syf.··
2023 135. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 19:54
Ahmet Kaya hayranları 'Ah ulan Rıza' parçasını bilirler şüphesiz. Kitabı okurken sık sık 'Ah ulan Selim, ah' dedim. Okunması, anlaşılması, beğenilmesi zor bir kitap. Yazarımız farklı şeyler mi denemiş, yoksa 'beni yazı kalıplarınız bağlamaz, hepsi ayağımın altında ulan' mı demek istemiş belli değil. Öne çıkmak için farklı olma gayreti mi yoksa bilemedim. Kitap başta düz yazı ile başlıyor ve Turgut ile tanışıyoruz. Turgut dışsal olarak mutlu bir aile babası ama içsel olarak içinde fırtınalar esiyor, çünkü en yakın arkadaşını intiharla kaybetmiş. Evdeki sakin ve huzurlu görünen halinin yanısıra aynı andaki içsel fırtınalarına tanık olmak gayet ilginç ve başarılıydı. Oraları keyifle okuyorsunuz. Ama ara ara Turgut kendiyle dialoglara dalıyor, müteveffa Selim'le konuşuyor, diğer ortak ve sonradan tanıştığı ve Selim'in bilerek ayrı tuttuğu başka arkadaşları da ekleniyor zamanla. Ama başı Olric çekiyor. Olric, okunuşu Olrik mi yoksa Olriç mi bir türlü kestiremediğim, efendimiz diyerek bir kralın/prensin özel uşağı havasında bir hayali dostu Turgut'un ve anlatıma sonradan dahil oluyor. Kitabın başlarında 'Olric o zamanlar henüz yoktu' diyor mesela. Bu dialoglarda konuştuğu birisinden başka birisine atlaması, yazar Samarigo gibi kimi bölümleri gözümüzün yaşına bakmadan, insafsızca noktasız ve virgülsüz yazması ve üstüne üstlük dialoglarda kimin konuştuğunu seçmekte bizi gereksiz yere zorlaması bende puan kırmama sebep oldu. Hikayenin, kurgunun, karakterlerin, sürprizlerin, ters köşelerin okuma zevkleri dururken, okuyucua işkence etmesi farklı bir yazı stiline sahip olmaya kurban edilmiş gibi geldi bana. Oğuz Atay boş bir insan değil, entelektüel bir birikimi var şüphesiz, fakat bunu gözünüze sokuyor adeta ve siz 'çek oğlum şu entelektüelliğini, gözüme girecek mazallah'
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma
Tutunacak hiçbir dalımız kalmadı, tutunamıyoruz.
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2023 103. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2023 00:00
Bazı kitaplar vardır içine çeker sizi, kaptırırsınız kendinizi öyle okursunuz. Çizdiğiniz her satırın hafızanızdan çıkmasını istemezsiniz. Bitirdiğiniz de boşluğa düşersiniz.. Tutunamayanlar benim için böyleydi.. Bazen yaşadığınız şehir size dar gelir, odanızın duvarları üzerinize yıkılır gibi hissedersiniz. En yakın dostlarınız bile size yabancı gelmeye başlar. Hep başa dönüyor gibi, yerinde sayıyor gibi hissedersiniz. Çevrenizi, insanları inceler ben bu dünyaya, bu insanlara, bu gerçeklere ait değilim dersiniz. Selimde öyleydi elinden tutanı yoktu tek istediği şey onu anlayan birisi, hiç bırakmayacak birisiydi.. Ama Selim tutunamadı.. Yaşama değil, insanlara tutunamadı. Topluma tutunamadı, birinin ellerinden tutmasına ihtiyacı vardı, kimse anlamadı.. Kimse ona sahip çıkmadı. Kimse onun üstüne düşmedi. Üstüne düşülmesinden çok hoşlanırdı. Bilemediler.. Canım Selim dedim, ben anlıyorum seni, okuyanlar anlıyor seni.. Peki kim bu Tutunamayanlar? Her daim kaybedenler mi? Yoksa her zaman kazananlar mı? Hiç anlaşılmayanlar mı? Ya da anlaşılmak istemeyenler mi? Toplumun kabul etmediği mi? Yoksa kendilerini toplumdan hissetmeyenler mi? Herbirimizbirtutunamayangillerdenizamafarkındadeğiliz Neden anlaşılmıyor bu kitap? Çok mu anlaşılmaz cümleler var? Anlaşması zor olan kitabın dili veya cümleler değil. İçinde ki insanlar. Selim ve Turgut'u kim anladı? Kim anlamak için çaba verdi? Turgut'un Olric'i vardı onu dinliyordu, anlıyordu.. Ya Selim?.. Selim'i kim anlayacaktı? Anlaşılmak istiyor muydu? Gereksiz samimiyetlere katlanabilir miydi? Onu ya kapı dışarı edeceksiniz, ya da şımartacaksınız.. Yarı içtenliğe dayanması zordur, tutunamaz.. Ne istiyorlardı senden canım Selim? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Senden kaçıyorlar. Hayır, sen kaçıyordun. Hayır, kaçmıyordun.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma