Siz hiç kendinizi kendi gözünüzden düşürme cesaretini gösterdiniz mi ama dürüstçe ? Karakter kendini öylesine acımasızca eleştiriyor ve bunu yine öyle bir ustalıkla yapıyor ki kendisinde dediği gibi başkasına eleştirecek bişey bırakmıyor bir başkası ancak onun savunucusu oluyor bu durumda . Kendimizi kendi elimizle ne kadar aşağı itersek etrafımızdaki diğer tüm eller aynı güçle bizi yukarı çeker , bu zaten fizik gereği böyledir çoğu zaman . Kitap aynı zamanda okuyucuya şöyle bir silkeliyor kendimiz de dahil herkesin birer yargıç , eleştirmen olduğu şu günlerde acaba herkes şöyle bir durup kendi kusurlarını görerek kendi kendisinin yargıcı olsa nasıl olurdu ? AMA DÜRÜSTÇE !
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Kitap bir kadının bir adamı karşılıksız , beklentisiz ama hep umut ederek bir gün kendisini gerçekten hiç bir mecburiyetin esiri olmadan hiç bir beklentisine karşılık değil sadece kalbi sev dediği için seveceği günü beklemesini ve asla bunun olmamasını hep bir bilinmeyen fark edilmeyen kadın olarak adamın hayatında belirli aralıklarla ve kısa süreli girişini , umutsuz bekleyişini konu alan bir mektup hepsi bu ama insana gerçek aşk bu mu sorusunu defalarca sorduruyor bence ise bu sadece aptallık .bunun yanısıra bu aptallığa büyük bir saygı duydum . Yazar aynı zamanda okuyucuyu da hayal kırıklığına uğratıyor kitabın son cümlesine kadar kadının aşkına karşılık bulmasını umdum .
Fahrenheit 451
Böyle giderse … tarzında bir spekülatif kurgu . Yani böyle saçma sapan dizilerle günü bir an önce ve farkına varmadan bitirmeye devam edersek , üniversitelerden bir kitap bile okumadan öğrenci mezun etmeye devam edersek , üretmeden tüketirsek , herşeyin içini boşaltırsak kitapta olduğu gibi düşünmeyi kendiliğimizden bırakacak , kendiliğimizden vazgeçeceğiz en tabii haklarımızdan bir kukla gibi yönetilmeye başladığımızda bunun farkına varabilirsek şanslı olacağız belkide .