Ölüm Noktürnü
Seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm Yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm Çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde Ellerine dokundun; sana inandı ölüm O efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden Uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm Akkor dudaklarından ağı düştü içime Yollarında yürürken sanki insandı ölüm Viran eylediğin gün yorgun hayallerini Ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm Bir ömür vuslatını bekledi boynu bükük Bilmem ki aşk uğrunda neden kınandı ölüm Süründü yıllar yılı karanlık köşelerde Benim gibi kıvrandı, kahra dayandı ölüm Her akşam tufanında harap oldu güneşim Gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm Sensizliğin en ağır fermanıydı içimde Dudaklarımdan sızan bir damla kandı ölüm Ölüm seni sevmektir bir celladın elinde Bilmem hangi yürekte böyle sultandı ölüm... Nurullah Genç
RÂBITA-İ MEVT
Bunlar hep râbıta-i mevti yeterince yapmadığımızdan Serkan Hoca’m… Bir zamanlar kaldığım bir dernekte Risâle-i Nur okuyarak mütaala yapıyorduk arkadaşlarla. O gün de misafirdi kardeşim ve “Râbıta-i mevt” konusunu öğrenmişti. Birkaç gün sonra evde tartışınca “Râbıta-i mevt time” diyerek barışma adımını atmıştı bana… 🥲 Yüreğime dokunan bir andı… Ölümü hatırladıkça hayat her anlamda daha anlamlı çünkü hatırladıkça hayatımızı da ona göre şekillendirme gayretinde bulunabiliyoruz. 🌸 Hatırımıza sürekli getirmesek de ölümü, getirme gayretinde bulunmamız bizim iyiliğimize olacaktır. 🌷

FiSun

@Efsun_F
·
Ne garip değil mi? Her gün evden çıkarken tekrar geri döneceğimiz inancıyla hareket ediyoruz. Bu inanç ne kadar kuvvetli gözükse de bunu başaramayacağımız bir gün sonunda ortaya çıkıyor.
Sayfa 299
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökten kayan yıldızlar Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı? Bilsem imanına tükürdüğümün yıldızlarından hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım. Fosforlu Cevriye Suat Derviş endlessfreedom endlessfreedom Öncelikle Allah Tealanın selam ve kelamı hepinizin üzerine olsun değerli 1000 k okuyucusu endlessfreedom şunu diyor Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı kayan Türkiyenin ekseni Türkiyenin yıldızıydı kahramanmaraş okul saldırısında 10 kişinin yıldızı söndü bu 10 kişi Türkiyenin en acı en ağır kaybı oldu peki biz durdurabildikmi gökteki yıldızların sönmesini engelleyebildik mi değerli yazarlarımızdan Suat Derviş Bilsem imanına yıldızların hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım bu Türkiyede sönmeden parlaması gereken bir yıldız değilmi ancak zamansız gelen o çocuk ölümleri ben iman sahibiyim ben vicdanlıyım diyen herkesin gecesini zifiri bir karanlığa çeviriyor işte Kahramanmaraş deprem yarası sarılmadan o on kişinin yarası matemi hepimizi sarsıyor yaşlar bitmiyor saygıdeğer okuyucu endlessfreedom diyorki suat dervişten yaptığı alıntıda imanına tükürdüğümün evet ne diyordu şair zalimi ve zulmü sevme tükür celladın yüzüne hepimizin başı sağolsun Allah rahmeti ile muamele etsin Maraşta 11 yaşında Almina Ağaoğlu vefat etti oysaki onun yıldızı gökyüzünde parlıyordu eğer sizin yıldızınız gökteki nice yıldızı karartıp engelliyorsa o yıldız zulümlerin sebebidir Hayat sadece kıyam ve cihattan ibarettir Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler. Siz Bir Alçaksınız! Peyami Safa endlessfreedom endlessfreedom Değerli okuyucular Allahın selamı sizlere olsun Es selam Aleyküm ve Rahmetullah peyami safa Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler der refah ve
Duygu ve Düşünce
Ölüm Noktürnü
seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde ellerine dokundun; sana inandı ölüm o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm akkor dudaklarından ağı düştü içime yollarında yürürken sanki insandı ölüm viran eylediğin gün yorgun hayallerini ayrılıkla, hüzünle, aşkla sınandı ölüm bir ömür vuslatını bekledi boynu bükük bilmem ki aşk uğrunda neden kınandı ölüm süründü yıllar yılı karanlık köşelerde benim gibi kıvrandı, kahra dayandı ölüm her akşam tufanında harap oldu güneşim gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm sensizliğin en ağır fermanıydı içimde dudaklarımdan sızan bir damla kandı ölüm ölüm seni sevmektir bir celladın elinde bilmem hangi yürekte böyle sultandı ölüm Nurullah Genç
1000Kitap
Cahit Zarifoğlu, sevgisini şöyle ifade etmiş bir sözünde.. “Çıktığım her yerin kapısını sert kapatmamla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum.” Seni sevmenin zor olacağını biliyordum ilk andan bu yana. Olmazlara meyletmemin sebebi güçlü oluşum değil, tuttuğunu koparan bir kadın oluşumdan değil. Seni sevmenin zor olduğunu bile bile seçtim seni sevmeyi. Bunu ben seçtim, sen bunlar için hiç zorlamadın beni.Bu seçimi ben yaptım dedin ya cevap veremediğim bi andı benim için ama üzerine çok düşündüm bunun. İmkansız oluşun umurumda değildi aslına bakarsan, Ne kadar yorulacağım başıma ne geleceğimi, Neler yaşayıp neler yaşayamayacağım değildi mesele. Her şeyin farkında olduğum halde sevdim seni. Senin haberin yokken oldu her şey.. O tanıdık yüz çağırdı beni ve gelemem demedim içime. Kendine gel saçmalama demek yerine zor olacağını bile bile aktı içim gözlerine. Türlü bahanelerle geldim sana, Bendim seni bu çıkmazın içine alan. Eğer bir kabahatli aranacaksa bu aşkta tam olarak o kişi benim.. Saçma sapan bir saatte kitap önerisi almakla başladı her şey.. Sonrasında çözülmeyi bekleyen bir düğüm gibi çözüldü.. Sana ihtiyacım olduğunu hissettiğim o anda rehberde ilk seni aradı gözüm.. Geldin.. İlk o gün zora soktum seni. Bana geldiğin ilk gün incittim seni. Gidemem dedim seni burda böyle bırakamam dedim sen git dedikçe kal dedi gözlerin sabahı edemedim. O ayazda bende seninle beraber üşüdüm ama gıkım çıkmadı.. Bile bile canı gönülden sevdim seni.. Sevmek istediğim için sevmedim, Yanımda olduğun için sevmedim. Yüreğim bi ateşteydi ama yüreğimi sarasın diye sevmedim.
Victor Hugo - MUHAMMED PEYGAMBER İDİ O - MAHOMET
Vazifesinin yakın olduğu içine doğmuştu Metindi, kimseyi kınamıyor, incitmiyordu Yolda gördüğü kimselerle selamlaşıyordu Her gün sanki biraz daha yaşlanıyordu Oysa sadece yirmi ak vardı siyah sakalında Durup su içen develeri izliyordu arada sırada Böylece, deve güttüğü zamanları hatırlıyordu. Sanki Cenneti görmüş, İlahi Aşkı bulmuştu Sanki kâinatın yaratılışına şahit olmuştu Alnı dik, yanakları kusursuz, benzersizdi Kaşları ince, bakışları anlamlı ve keskindi Boynu, gümüş bir testinin boğazıydı sanki. Tufanın sırlarını bilen Nuh'un havası vardı. Ona danışmaya gelenlere, adil davranırdı Kimi itiraf eder, kimi güler ve inkâr ederdi
Şiir