Oluş ve Bozuluş
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
İlk madde dört öğe (ateş su hava toprak) değişme, büyüme, etkinlik, edilginlik gibi doğanın değişim ve dönüşüm içinde olan bileşenlerini ele almakta. Özellikle Sokrates öncesi düşünürleri Empedokles Demokritos ve Platona vermiş olduğu eleştirel yanıtlar da eseri cazip kılıyor hiç kuşkusuz. Ancak maddenin nasıl var olduğunu (oluşum) nasıl yok olduğunu (bozuluş) bu süreçlerin arkasında yatan mekanizmayı açık seçik bir biçimde anlatması, bu sadece ne bir değişim yada ilizyon nede basit parçaların yer değiştirmesidir. Varlığın kökten var olduğunu ve yok olduğunu açıklar. Modern bilimin bugün atomu parçalaması Aristotelesin oluş ve bozuluş diyalektiği çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Felsefe
Oluş ve BozuluşAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2019140 okunma
Ya kuşların felsefesi bize çok şey fısıldadıysa?
Puan vermedi·159 syf.·
2026 61. kitabı
Bir kuş bilimci ile bir felsefecinin elinden çıkan bu küçük hacimli deneme kitabı, kuşların doğal davranışlarını tatlı bir popüler bilim diliyle anlatırken, arka planda insana dair çok temel yaşam dersleri fısıldıyor; o güzel dostların dilinden. Bu kitabı, bu platformda bağımın çok eskilere dayandığı, hayal gücüne ve derin analizlerine her zaman hayran olduğum ama artık buralarda "olmayan" çok sevgili bir dostumla ortak okuma olarak bitirdik. Zihnimizde küçük küçük yeni pencereler açıp algılarımızı bir kat daha güçlendirdi diyebilirim. Artık bahçede banyo yapan bir tavuk gördüğümüzde (kumlarda debeleşen) yüzümüzde bir tebessüm beliriyor; eşine çok sadık bir kuşa şaşkınlıkla bakıyor ya da metindeki o meşhur "Epikürcü kuşlara" şarap ısmarlamak istiyoruz. Dünyanın gürültüsünden kurtulup, anlık da olsa hafiflememize sebep oldu kısacası. Doğadaki yaşamın o kadar çok ortak yönü var ki, bazen inanması güç geliyor. Bu yaşamların ne kadar birbirine bağlı olduğunu hatırlatan bir kitap Kuşların Felsefesi Dostumun kitap bittikten sonra yaptığı yorumlardan bir kısmını özetle paylaşmak istiyorum: (kısaltmasam burada topa tutulurdum, önce kendim kendimi boğarım) :P "Evrimsel sürece bakarsak kuşlarla benzerliklerimiz muazzam. Peki, insan türü modernleştikçe gerçekten daha mı iyi oldu, yoksa doğadan koparak birer mutantlaşma sürecine mi girdik? Acaba kuşlar mı, yoksa biz mi gerçek insanız? Gerçekten de teknoloji geliştikçe ve hayat hızlandıkça o çok güvendiğimiz 'kuş bakışı' açısını, yani bütünü görme yeteneğimizi ve hissetmeyi unuttuk. Kitapta cesaretten göçe, aile bağlarından özgürlüğe kadar farklı farklı temalar çok sistematik işlenmiş. Bilimsel kısımları Philippe, işin felsefi sorgulamalarını ise Élise o kadar güzel dengelemiş ki, okurken fonunuza kargaların, martıların ve kumruların
Alıntı
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,642 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·400 syf.··
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:12
EL KIZI Bana öyle geliyorki, ne alın yazısı, ne yazan, ne yazılan, ne de yazılmış şey var. Olmakta olan, boyuna şekil değiştirerek akıp giden, başsız ve sonsuz bir oluș. Bu oluş içinde ferdin sevinci yahut kederi.." Hadi gelin Nazan’ın hüzünlü hikayesine bakalım. Yeşilçam filmlerini aratmayan bir kurgu. Bolca öfkelenme, sinirlenme mevcut. Nazan için bakarsak bir dram ama genel olarak bir toplumsal yüzleşme olarak görebiliriz. Her daim var olan bir sorun. Toplumun ne kadar duyarsız ve zalim olduğunu ve kadının kadına yaptığı hele erkeğin kadına yaptığı hiç de sindirilesi değil. Ne çekti bu gelinler kaynanalardan ve ne çekti bu kadınlar bu hayattan. Son bir yıldır hemen her gün bir kez gördüğüm o kitabı okuyanlardanım artık. Evet benzeri hikayeyi pek çok kez okumuş bilmişliğim oldu. Her insan bir hikaye ve benzer hikayeler okumak de pek mümkün tabi ama bu hikayeyi Orhan Kemal kaleminden okumak da ayrı bir keyif oldu diyebilirim.
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,5bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 95. kitabı
Çok ilginç bir seri.Dünyaya bir şeyler olmuş.Her yer yıkım-ölüm-yok oluş...Bir erkek çocuğu bir kız çocukla karşılaşır bu ıssızlıkta...Beraber yola devam ederler...Ancak korkunç ve hepsi birbirinden garip yetişkinliklere ve umutsuzluğa karşı nasıl devam edeceklerdir? . Sanat eseri bir serinin 1.cildi . çok merak ettirici bir yerde bitti ayrıca.Çocuklara ne olacak çok merak ediyorum ...
The Horizon: Ufkun Ardında - Cilt 1Jung Ji Hun · Beta Byou Yayınları · 20263 okunma
Vâr oluşun temel nedenini öğrenmek isteyenlere ♡
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:15
İnsanın gerçek vâr oluş sebebini tatlı bir hikaye ile anlatmış Tolstoy Sevginin önemini,dayanışmanın verdiği huzuru ... Küçük hikayelerin verdiği büyük anlamlar :) İnsan ne ile yaşar ? sorusu bile merak uyandırıyor. Üç soru var hikayede ; *İnsanın içinde ne vardır? *İnsan ne ile yaşar? *İnsana verilmeyen şey nedir? Bu soruların cevapları kitabımızda. Henüz okumayanlar için keyifli okumalar dilerim ♡
İnsan ve Hayat
İnsan Ne İle Yaşar?Lev Tolstoy · Gözde Kitap · 2005234,6bin okunma
Böyle Buyurdu Zerdüşt: Uçurumun Üzerindeki İp
Puan vermedi
Bu kitabı bitirdiğimde Nietzsche'nin fikirlerini öğrenmiş olmaktan çok, kendi içimde sakladığım sorularla yüzleşmiş hissettim. Çünkü Zerdüşt, bana dünyanın ne olduğunu anlatmıyor; benim kim olduğumu sorgulatıyor. Friedrich Nietzsche burada bir ahlak öğretmeni gibi konuşmaz. Bir peygamber gibi de konuşmaz. Daha çok, insanın üzerine örttüğü bütün yalanları tek tek kaldıran acımasız bir arkeolog gibidir. Onun kazdığı yer tarih değil, insan ruhudur. Kitabı okurken sürekli şu düşünceye döndüm: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden beklenen hayatı mı? Nietzsche'nin "sürü ahlakı" dediği şey tam da burada ortaya çıkıyor. Çoğumuz özgür olduğumuzu düşünürüz; fakat inançlarımızın, korkularımızın, ideallerimizin ne kadarının bize ait olduğunu sorgulamayız. Zerdüşt bana, insanın en büyük hapishanesinin duvarlar değil, alışkanlıklar olduğunu hatırlattı. Üstinsan kavramını da hiçbir zaman güç ya da üstünlük meselesi olarak okumadım. Benim gözümde Üstinsan, kendisini sürekli aşmaya çalışan insandır. Dün inandığı şeyi bugün eleştirebilen, kendi hakikatini yeniden kurabilen, konforunu değil dönüşümünü seçebilen insan... Çünkü Nietzsche'nin dünyasında insan tamamlanmış bir varlık değil, sürekli oluş hâlindeki bir ihtimaldir. Kitabın en sarsıcı tarafı ise bana göre ebedî dönüş düşüncesiydi. Eğer aynı hayatı sonsuz kez yaşamak zorunda olsaydım, buna razı olur muydum? Bu soru ilk bakışta metafizik görünür ama aslında bütünüyle etik bir sorudur. Çünkü insanın yaşamına verdiği değer, onun tekrarına vereceği cevapta gizlidir. Ben bu soruyu okurken geçmişime değil, bugünüme baktım. Çünkü tekrar yaşamak istemeyeceğim bir hayatın içinde yaşıyorsam, asıl problem kaderde değil seçimlerimdedir. Nietzsche'nin "Tanrı öldü" sözü de bana hiçbir zaman basit bir ateizm ilanı gibi
Felsefe
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Akış Yayınları · 199447,7bin okunma