İleri görüşlü Olympe de Gouges, "Kadınların darağacına çıkma hakları varsa, aynı şekilde kürsüye çıkma hakları da olmalı" diye yazmıştı.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Alıntı
Devrim sırasında kimi feminist hareketler de olmuştur. 1789'da Olympe de Gouges, "İnsan Hakları Bildirgesi'nin simetriği olan bir “Kadın Hakları Bildirgesi" önermiştir; bu metinde tüm erkek ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasını talep eder.
Sayfa 146 - Koç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Fransa Fransız Devrimi sırasında "Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi" adlı anayasasını yürürlüğe soktu. "Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" anayasanın esas ilkeleriydi. Ne yazık ki bu yeni haklar kadınlar için geçerli değildi. Yazar ve feminist Olympe de Gouges bunun üzerine çok öfkelendi ve 1791'de alternatif bir anayasa yazdı. "Kadının darağacına çıkma hakkı varsa, kürsüye çıkma hakkı da vardır!" Ne yazık ki bu ünlü sözleri kendini doğrulayan bir kehanetti: Olympe devrimin liderlerine muhalefet ettiği için giyotine mahkum edildi ve idam edildi.
Sayfa 33 - YKY
Alıntı
Ey cana yakın halk, artık fazla yaşlısın, uçurumun kenarında durmadığın takdirde saltanatın sona erecek. Hiçbir zaman ajitatörlerin etrafını sarıp sarmaladığı kanlı fırtınaların ortasında muhafaza etmeyi başardığın o azametli sükunetinde olduğun kadar büyük ve yüce olmadın. Sana aynı tu­zakları kurabileceklerini unutma. Şayet aynı sükuneti ve aynı saygın teyakkuzu muhafaza edebilirsen, Paris'i, bütün Fransa'yı ve cum­huriyetçi hükümeti kurtarırsın.
Yüreğimi vatana, dürüstlüğümü insanlara (buna ihtiyaçları var) bırakıyorum. Ruhumu kadınlara bırakıyorum ki bu önemsiz bir ba­ğış değil. Yaratıcı dehamı tiyatro yazarlarına -onlara faydası dokunacaktır- bilhassa tiyat­ro mantığımı meşhur Chesnier'ye bırakıyo­rum. Çıkar gütmeyişimi muhterislere, felse­femi mazlumlara, aklımı fanatiklere, dinimi ateistlere, saf neşemi geçkin kadınlara ve dü­rüst bir servetten elimde kalan bütün naçiz artıkları -eğer benden sonra hayatta kalırsa­ doğal varisime, oğluma bırakıyorum.
Ah! Eğer hala vakit varsa, ey yolunu şaşırmış insanlar (zira sadece aklını kaybetmiş olanlara seslenebiliyorum), nefre­tinizi ve intikamınızı dizginleyin! Kendilerini yabancı güçlere satmış, ellerinde meşale ve kılıçla cumhuriyetçilik vaazları veren bu aşa­ğılık insanlar bizi esaretlerin en korkuncuna sürüklüyorlar. Bir gün gelecek onların cezası işledikleri suçlara denk olacak. O halde, yo­lunu şaşırmış yurttaşlar, bedbaht vatanınızın gelecekteki yıkımının farkına varmak, dört bir yandan bu şehre doğru akan yıkıcı selleri dur­durmak size düşüyor.
Reklam
Reklam