Bilimsel tatmine ulaşacağımı düşünürken komik olmayan bir talk showa konuk olmuş gibi hissettim. Yazar sürekli olarak esprili bir dil kullanmaya çalıştığı için paragrafın başından itibaren konuyu nereye vardıracağını anlamak çok kolaylaşıyor ve bu durum zamanla çok can sıkıcı oluyor. Benim okuma amacım ilgimi çeken bir konuda daha fazla bilgi edinmeye çalışmakken yazar çok temel şeylerden uzun uzadıya bahsetmekle yalnızca zamanımı harcadı. Gerçekten game of thrones atıfları konuyla bağımsız olarak çok fazlaydı ve ne okuduğumu sürekli sorgulamama neden oldu. Kitabın gerçek anlamda bilgi verdiği yer çok az ve o kısımlar da talk showa benzeyen bu kitabın arasına sıkıştırılmış makaleler şeklindeydi. Gerçekten kitapta tek beğendiğim yer içindeki çizimlerdi. Çünkü kitabın hak etmediği derecede harika çizimler yapılmış. Kitabı çizen sanatçıya saygımdan sonuna kadar okuduğumu söyleyebilirim.
Travmalarımızın, davranışlarımızın ve tabularımızın ana yurdu genellikle çocukluğumuz oluyor. Bu kitap da özellikle çocukluğumuzun en büyük kahramanı olan kişi için yani anneler hakkında yazılmış. İhtiyacı olanlar için farkındalık oluşması açısından değerli bilgiler olduğunu düşünüyorum. Fakat ihtiyacınız yoksa bile okunabilecek bir kitap çünkü hem çevremizdeki annesi tarafından mağdur bırakılan insanlarla empati yapabilmek hem de çocuk sahipleri için kılavuz olabilecek bir kitap.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve anlatım tarzını gerçekten çok sevdim. İlk başlarda karakterlere girmekte biraz zorlandım fakat bence yazarın da bizden istediği buydu diye düşünüyorum. Üç ailenin de ömrünün büyük bir kısmına tanık olmak; duygu, düşünce ve karakter gelişimlerinin ilerleyişini gözlemlemek gerçekten bana büyük bir keyif verdi.
Yazar her paragrafta başka bir kişinin ağzından anlatıma veya ilahi bakış açısına geçebiliyor ve bu çok yönlü anlatım benim açımdan hikayeyi daha da gerçekçi kıldı. Çünkü bunu başarabilmek için bence gerçekten üstüne düşünülmüş karakterler oluşturmak gerekiyor ve yazarın oluşturduğu karakterler gerçekten kendine has birer varlıktılar. Ben karakterlerin bu kadar güzel oluşturulmuş olmasını yazarın kendinden parçalar katmasına bağladım. Sanki kendisini almış ve her bir karaktere bir parçasını yahut bir zayıflığını iliştirmiş sonrasında da karakterle bu özelliğini büyütmüş gibi hissettim.
Katalin SokağıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2022802 okunma
Çok temel ama güzel bir noktadan cumhuriyetimizin nasıl başladığını anlatan, görmek veya duymak istemeyenlere duyuru ve açıklama niteliğinde olan bir eser olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet tarihi okumaya başlamak için çok rahat anlaşılacak bir kitap. Yer yer tekrarlamalar vardı ama bazı şeyleri anlamamakta inat edenler için bence gayet ideal bir seçimdi.
Selçuk Baran'ı çok severim ve kitaptaki öyküler de çok güzeldi fakat maalesef bu kitabı diğer öykü kitapları kadar keyifle okuduğumu söyleyemem. Bunun asıl sebebi de kitaptaki öykülerin büyük bir kısmının diğer öykü kitaplarından toplanmış öykülerden oluşmasıydı. Aslında kronolojik olarak ilk basılan öykü kitabı bu kitap olsa da yanlış bir seçim yapıldığını düşünüyorum. Örneğin Tortu kitabı zaten varken burada sadece birbirinin devamı şeklindeki öykülerin son bölümü vardı ve bu da çok mantıklı bir seçim değil maalesef. Aynı şekilde başka kitaplarda olan başka öyküler de tekrarlanmıştı. Bu sebeple eğer Selçuk Baran'dan bir öykü kitabı okumak istiyorsanız bence diğer kitaplarını tercih etmeniz daha güzel olacaktır.
Öğle SaatleriSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2015247 okunma