Engin hocayı genellikle ‘İnsan olmak , Hayat’ gibi kitaplarıyla tanırız ‘Kimbilir?’ Kitabı ise bunlara göre daha az bilinen, okur çekiciliği az olan bir kitap. Fakat Geçtan diline hakim birisi için bir o kadar etkileyici bir kitap. Kitap kıyıda kalmış gibi gözükse de Engin hocanın fikirlerinin özünü çok iyi yansıtmış.
Aidiyet sorunları, bastırılmış öfke ve korkular, maskeler, toplumsal uyum gerilimleri çok iyi yansıtılmış. Engin hoca bu yansıtmaları yaparken doğrudan bilgiyi sunacak biçimde değil, iç konuşmalarla , gözlemlerle sezdirmiş. Toplumun psikolojik sahnelerini bu sezim eşliğinde somutlaştırmış.
Engin Geçtan’ın en sevdiğim özelliklerinden biri psikolojik kavramları kuru kuruya değil metaforlarla anlatması. Bu kitap da bunun çok güzel bir örneği olmuş. Kitapta yer alan imgeler, insanın iç dünyasındaki değişimleri tespit ederek farkındalık sunar aslında. Geçtan diline hakim olmak bu yüzden önemlidir işte. Onun dili sade ama çok süslüdür her metaforunun altında hem bireysel hem toplumsal bir anlam yatar.
Kitabı okurken isminin neden soru ile başladığını da düşündüm. Alakalı alakasız olabilir ama neden kitabın ismi ‘kimbilir?’ diye sorguladım kendimce. Acaba bir merakın mı bir belirsizliğin mi kararsızlığın mı yoksa toplumsal yansımanın bir ifadesi mi yoksa hem umudun hem umutsuzluğun mu ifadesi ,
Kim bilir? :)