Herkes bu dünyaya imtihan için geliyorsa, bazı insanlar neden çok küçük yaşlarda ölüyor? Bunun cevabı da şudur: Onlar dünyaya imtihan edilmek için değil, imtihan aracı olmak için gönderilmişlerdir. Herkesin imtihanı farklı farklıdır. Kimileri zenginlik-fakirlik gibi maddi konularla ya da hastalık, sakatlık gibi musibetlerle imtihan edilirken, kimileri de evlatlarını kaybetmekle imtihan edilir.
Kur'an Allah'tan insana gönderilen bir mektuptur. Bu mektup ancak anlayarak okunduğunda ve içindeki mesajın gerekleri yerine getirildiğinde kişiye fayda verir. Allah'a inandığını söyleyen, gerçekten onu sevdiğini söyleyen insan nasıl olur da Allah'ın kendisine göndermiş olduğu mektubun içeriğini, Allah'ın neler söylediğini hiç merak etmez. Oysa Kur'an'da insan için en önemli soru olan bu dünyada niçin bulunduğumuzdan, ne yapması gerektiğine kadar onun için gerçekten gerekli olan her sorunun cevabı mevcuttur.
Sanat ya da hukuk gibi alanlarda Fas'tan Endonezya'ya uzanan tutarlılıklar ve devamlılıklar bulmak ve bir İslam medeniyeti/dünyasından söz etmek makuldür. Ancak, geri kalmışlık söz konusu olunca bu geniş coğrafyadaki ülkeleri tek bir çatı altında toplamak biraz zordur. Farklı ellerle başladıkları oyunların kuralları bile aynı değildir. Hepsinin dünya ekonomik hiyerarşisindeki yerlerini belirleyen iktisadi ve sosyal altyapıları, tarihten gelen kurumları, jeopolitik önemleri, yeraltı ve yerüstü kaynakları farklı olduğu için, bu ülkelerin sıkıntılarını İslam üzerinden açıklamaya çalışmak yanlış olur.
Değişimi destekleyen kişilerin görüşlerini ifade etmekten çekindiği ortamlarda, artık işlevselliğini kaybetmiş sosyal yapılar varlığını sürdürebilmektedir. Böylece, bireyler tek tek değişim ihtiyacının farkında olsalar bile, farklı fikirlerin hoş karşılanmadığı bir tartışma ortamında bunları ifade edemedikleri için, söz konusu fikirler gelişip egemen kültüre bir alternatif yaratma ya da onu dönüştürme gücünden yoksun kalmışlardır.