"Bir demet nörondan başka bir şey değilsiniz"
Bilimlerin"merak"tan öte "güç" olarak anılmaya başlandığı Sanayi Devriminden bu yana, bilimleri "evrensel fayda" olarak empoze edip aslında çıkarları uğruna istedikleri gibi yönlendiren, bencil bir ekonomi anlayışıyla karşı karşıyayız.
20. yüzyılın sonlarına doğru diğer bilimleri de etkisine alıp çığ gibi büyüyen sinir bilim, günümüzde -ülkemizde olmasa da-Avrupa ülkeleri meclis toplantılarının gündemi haline gelmiş ve akla hayale sığmayan fonların sağlandığı kolektif bilim haline gelmiştir.
2008 Küresel Ekonomik Krizinden ekonomiyi iyileştirme yollarını arayan devlet adamları çareyi "nöro" ekinde bulmuşlardır. Bu bağlamda ne tür projelerin geliştirildiğini, projelerin asıl hedefleri Sosyolog Hilary Rose'nın kaleminden --eleştirileriyle birlikte- zaten okuyacaksınız.
Bizler sinir bilimi; nörolojik rahatsızlıkların tedavi edilmesi, özellikle nörogenetik engellerle doğmuş çocukların hayat kalitesinin artırılması, psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmesi gibi yönlerini biliyoruz. Günümüzde "nöro" ön eki insanları sosyoekonomik açıdan ne kadar etkilediğini de biliyoruz. Bunun en somut örneğini ,biz okuyucular, raflarda görebiliriz.
Hamilelikten itibaren bebeğin beyin gelişimini maksimum seviyeye çıkarma çalışmaları, hayat boyu öğrenme eğitimleri, askerlerin harita performanslarını artırmak için geliştirilen nöro-teknik cihazlar.. bu yönlerini daha önce değerlendirdik mi ? Sadece bununla da kalmıyor bu pastadan en büyük payı ilaç sektörü almaya devam ediyor.
Geliştirilen bunca projenin, sağlanan fonların amacı aslında ne olabilir ? Evet "güç". Onlar planlarını "nöro" ön eki arkasına gizleyerek, bizleri de "nöro" ile kandırıp yollarına devam ediyorlar. Bu uygulamaların 2008 krizinden sonra İngiltere'de ortaya çıkması da