Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler. Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler. Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar. Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar. Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir. Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına. ~Pablo Neruda
Şiir
" İman ile onarılmış, Allâh'a ﷻ bağlı kalp, Ümitsizliğe düşmez... " ♥️ • Elhamdülillâh Âlâ Küllî Hâl. ☝🏼 🌷
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kırıkları onarılmış bir kalp, eskisinden daha sağlamdır. Çünkü her çatlağı sabırla yoğrulmuş, her yarığı Allah’a sığınarak kapanmıştır. İnsan kırıldıkça incelir, inceldikçe hakikate yaklaşır. Ve kalp, dünyadan kopan her parçasıyla Rabbine bir adım daha yaklaşır. Onarılmış bir kalp artık sadece sevmeyi değil, teslim olmayı da bilir. Bu yüzden en sağlam kalpler, en çok kırılmış olanlardır; çünkü onların şahidi acı değil, Allah’tır. ___ /Güven Taşdemir
— Ortalık sakin gibi… — Sakinlik çoğu zaman sessiz bir imtihandır. — Hâlâ bekliyor musun? — Beklemek değil; kalabalığın arasındaki hakikati kollamak. — Ne söylüyor bu şehir? — Herkesin geçici olduğunu… Kimsenin bu dünyada kalıcı bir yeri olmadığını. Gün gelir, en yüksek sesler susar, en derin izler silinir. — Peki insanı geride bırakan nedir? — Gücü olana değil, haklı olana yanaşabilmek. Büyükle küçüğü, zenginle yoksulu ayırmadan adil durabilmek. Bir gün veda vakti geldiğinde, ardında kırılmış insanlar değil; onarılmış vicdanlar bırakabilmek. Sevgilerle, Ali Çatal
İnsan ve Duygular
Bazen öyle anlar olur ki duygularımızı yönetemeyiz...Duygularımız bizi yönetir... Öfkemizle baş etmekte zorluk çeker; sevdiklerimizi kırar, incitir, sonra pişman oluruz... Kaygılarımız yaşamımızı esir alır; adım atmakta zorluk çeker, kararsızlıklar yaşarız... Sabah uyandığımızda 'iyi bir gün geçirmeye' niyet eder; günü iç daralmaları ile kapatırız... İyi düşünmek yetmez; iyi hissetmekte zorluk çekeriz... İç seslerimiz bir türlü susmaz; hayata tebessüm edemeyiz... Bir telaş, bir acelecilik içinde yaşar; yeryüzünü kendi gözlerimizle seyredemeyiz... Ve tüm bunların değişmeyeceğine inanır, kalitesiz bir yaşama kendimizi mahkûm ederiz... Halbuki, duyguların zarara uğramış yanlarını onarmak, onarılmış duygularla bir iç genişliği içinde yaşamak mümkündür... Değersizlik hislerimizden, yetersizliklerimizden, güvensizliklerimizden ve içimizde yıllar boyunca birikmiş tüm hoşnutsuzluk duygularından arınabilir, ruhsal özgürlüğümüze yeniden kavuşabiliriz...
"Ağır ağır ölür, alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür, tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine 'i' harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler. Ağır ağır ölür, işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler. Ağır ağır ölür, yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar. Ağır ağır ölür, özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar. Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: 'Yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.' Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi, muhteşem bir mutluluğun kapısına." . Pablo NERUDA Ağır Ölüm