Kalbe nüfuz eden "mürekkeplerin en yaygın olanı insanlardır. Bu insan, kalbinize giren ama evlenemeyeceğiniz biri olabileceği gibi, evlendiğiniz ama onu Allah'ın olması gereken yere yerleştirdiğiniz biri de olabilir. Bu insanı kalbinizden söküp atmak, tıpkı uyuşturucu bağımlılığını tedavı etmeye benzer.
Eğer bu kişi, birlikte olamayacağınız biriyse uyuşturucu gibi, onunla olan tüm bağları (telefon numaralarını, e-posta ve sosyal medya profillerini engellemek dahil), onu hatırlatan her şeyi ve tüm irtibatı kesmeniz gerekir.
Bu, detoks reçetenizdir.
İkincisi, o yeri daha iyisi ile doldurmanız gerekir: Allah'ı anmayı artırmak ve O'na yakınlaşmak. Eğer beş vakit namaz kılmıyorsanız bunu düzeltmeli, hepsini vaktinde kılmaya özen göstermelisiniz. (Şafak vaktinden önce) Gecenin üçte birinde teheccüd namazı kılıp dua ve tevbe ile Allah'tan size şifa ver-mesini dilemelisiniz.
Bu da tedavinizdir.
Tedavi etkisini gösterdiğinde Allah'ın izniyle kalbiniz onarılmış olacaktır. Kalbiniz onarıldığında normal dengesine ve yaratılış amacına geri dönebilir ki bu, Yaratan'ı her şeyden çok bilmek ve sevmektir. Böyle bir kalp, yaratılmışlara bağlanma kabiliyetini yeniden kazanacaktır ama bu sefer sağlıklı, özverili ve daha az bağımlı bir şekilde. Kalp, kendisi (nefs) için değil, En Sevdiği'nin rızası için bağlanmaya başlar. Bu tedavi bir kez etkisini gösterdiğinde, ona yaşamak için yaratıldığı sevgi, sadakat ve bağlılığı yeniden verebilirsiniz. Unutmayın ki verilmeyen cevher, içsel bir saatli bombadır, ama yanlış yere verilen cevher de içsel bir saatli bombadır.
Vermek... fakat gerektiği gibi vermek; özümsemek... ancak sadece göğsünüzdeki kutsal ülkeye ait olanı ve orada hakkıyla yaşayacak olanı özümsemek... Bu denge tekrar sağlandığında kalbiniz doğru şekilde görebilir, sevebilir,