Önay

Önay
@onayarda
non fui, fui, non sum, non curo Alışık değildi ağlamaya, ama tutsak olunca gözleri, Arabistan ağaçlarının her derde deva zamkı kadar çok gözyaşı döktü.
Reklam
Kafama bir düşünce saplandı: Yaşamımda ilk kez, onca şair tarafından dile getirilen, onca düşünür tarafından nihai bilgelik olarak ortaya konan gerçeği gördüm. Gerçek: İnsanın özleyebile­ceği nihai ve en yüksek hedef, sevgidir. O anda, insan şiirinin ve insan düşünce ve inancının vermesi gereken gizin anlamını kav­radım: İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu. Dünyada hiç­ bir şeyi kalmayan bir insanın, kısa bir an için de olsa, sevdiği in­ sana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım. Tam bir yalnızlık konumunda, insan kendini olumlu eylemle di­ le getiremediği, çektiği acılara doğru bir tavırla -onurlu bir tavır­ la- katlanmaktan başka yapacak hiçbir şeyi olmadığı zaman, sev­diği insana ilişkin içinde taşıdığı imgeye sevgiyle yoğunlaşarak doyuma ulaşabiliyordu. Yaşamımda ilk kez, “Melekler, sonsuz bir ilahi mutluluğa ilişkin düşüncede kayboldu,” sözlerinin anlamını kavradım.
Sayfa 52 - Okuyan Us Yayınları
Bir keresinde ar­kamda duran adam sıradan biraz sapmıştı ve bu simetri bozuk­luğu SS gardiyanının hoşuna gitmemişti; ansızın kafama inen iki ağır sopa yedim. Ancak o zaman yanımda duran eli sopalı SS gardiyanını farkettim. Bu tür durumlarda insanı en çok yarala­yan şey (ki bu hem yetişkinler hem de cezalandırılan çocuklar için geçerlidir) fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlığın ver­diği ruhsal ıstıraptır.
Sayfa 38 - Okuyan Us Yayınları
Reklam