Gorki, bir ucube olarak tasvir ettiği bu kısa romanını tamamlayamadan bu dünyadan ayrılmış. Eğer bu çok şey vaadeden romanını tamamlayabilseymiş, Şebuyev de, Rus Edebiyatı'nda, Raskolnikov gibi, Oblomov gibi unutulmaz karakterlerin arasında kendi yerini başlarda alırmış kanımca.
Romanın tamamlanmadığını göz önünde bulundurursak, ana karakteri bütünüyle anlayamayacağız. Fakat buna rağmen, oldukça etkileyici bir ana karakterle karşılaşıyoruz. Gorki'nin tanımında olduğu gibi karşımızda,'eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki ve yaşama tutkuyla bağlı' eski bir mujik(Rus köylüsü),yeni bir Rus aydını Akim Andreyeviç Şebuyev var.. Her söylemi ve eylemiyle hem bir muamma hem de kartlarını açık oynamaktan çekinmeyen oldukça orijinal, yakışıklı sayılamayacak fakat kendine has bir karizması olan 32 yaşında bir mimardan sözediyoruz. Rus aydını ve köylüsünü tasvir ettiği monologları, yan karakterlerle girdiği tüm tartışmaları ve tüccarlarla kurduğu şaibeli ilişkilerle kitaptaki tüm karakterlerin ve okuyucunun zihnini karıştıran Şebuyev, bu kısacık romanda orijinalliğiyle bizi hem şaşırtıyor hem de "acaba aklında başka neler var." diye sorgulatıyor. Yaptığı tahillere bakıp bugün bile o aforizma gibi tespitlerin ne kadar geçerli olduğunu hala görüyoruz bence.
Ana karakterin dışında diğer karakterler de kendi başlarına bir insan tipi, Rus aydınının farklı suretleriydi. Malinin, Surkov, Kirilov, Kropotkin zaman zaman sadece muhalif olmak adına seslerini çıkardılar, yer yer hüzünlendirip, yer yer gıcık ettiler. Tatyana Nikolayevna gibi hayatın türlü türlü sillesini yemiş, fakat tüm gücüyle yılmadan halkını aydınlatma uğruna deyim yerindeyse kendini parçalayarak çalışan güçlü bir kadın karakterle karşılaşmak çok güzel oldu. Varvara Vasilyevna ise roman devam etseymiş kendinden daha çok